Anasayfa   Seri İlanlar   Reklam   İletişim
ERDOĞAN KAHYA'NIN RÖPORTAJI
BİR GÖÇ MASALI... BELÇİKA'NIN EMİRDAĞLI BAKANI (2)

 ÖZER SARAÇOĞLU
ÖZER SARAÇOĞLU
Haram olsun
12.02.2011

5 Şubat saat 17.10 İstanbul’da CIP salonun kapısından Atatürk Havalimanı’na kendimi attım. Uçağım 17.40’taydı.

Güvenlik kontrolünden 30 saniyede geçtim ve uçuş bilgilerinin yayınlandığı ekranda Antalya için “Salona Gidin” yazısını görünce bir “Oh!” çekip, bir metre ilerideki check-in masasına “Antalya ve koridor lütfen” diyerek kimliğimi bıraktım.

İfadesiz bakışlı görevli bayan, suratıma bakmadan, tek kelime söylemeden, bir-iki komutu bilgisayarına girdi ve daha sonra kafasını kaldırıp  İşleminizi yapamam, geç kaldınız.”dedi.

Bir saat kırk beş dakika, Etiler’den Yeşilköy’e aralıksız süren trafik savaşımın da stresiyle  Nasıl? Henüz boarding başlamamış, ekranda işte burada yazıyor!” dedim.

Aynı donuk gözlerle, yetkisiz sorumlu hanım benzer cümleyi farklı kelimelerle yeniden tekrarladı.

Ben içimden “Sakin ol Özer, çözülür!” derken, fark ettim ki kimliğim bana geri iade edilmiş ve “sıradaki” moduna geçilmiş bile.

Geri adım atmadım ve ısrar ettim.

“Lütfen beni uçurun, trafikle boğuştum ve ben işte bu an için business bilete normalin iki katı ödüyorum. Daha uçağa yolcu almadınız bile... Sizin göreviniz bu tür durumlara çözüm bulmak” diye üsteledim.

Tam bu sırada yan gözle yakaladım, arkadan bir üst rütbe görevli benim için bir telefon denemesi yaptı ama anlaşılan daha içerideki en sorumlu “Olmazcı!” tavrından vazgeçmedi ve benim adıma olumlu bir gelişme sağlanamadı.

İşte tam bu gerilim içinde, sesim biraz daha üst perdeye tırmanır ve sinirden titremeye başlarken, Antalya için uçağa biniş anonsu yapıldı.

Bu çağrıyı da duyunca, hafif kendimi de kaybetmeye başlayarak “Daha otobüs işte tam kapıda, ben de buradayım, biletim de var, daha bir yolcu bile uçakta değil, anons şimdi yapıldı,  yapacağınız sadece bana 10 saniyede bir biniş kartı basmak, yardımınız için milletvekili mi olmam gerek?” diye gürledim.

Salondan en, en, en sorumlu, kapalı kapılar arkasına gizlenmiş bayan, sesimin tınısından rahatsız olmuş olsa gerek, odasından çıkıp, lütfedip yanıma kadar geldi ve “Milletvekilleri VİP’ten uçar” diye bana yaklaştı, durmadı,  devamında da bilgiç bir tavırla “İstanbul trafiğini biliyorsunuz, yola daha önce çıksaydınız” cümlesiyle direkt üstüme oynamaya başladı.

Yaklaşık iki saat İstanbul yollarında savaşmış birine söylenebilecek en son kelimeleri arka arkaya seçip sıralama becerisine sahip olması o görevde kalmasına daha ne kadar katkı yapar bilemem ama inanın bana yüreğim “Bas küfrü!”, beynim “Sana yakışmaz!” diye çekişirken olay çıkarmamak için çok çok zorlandım.

Baktım olacak gibi değil, bu kafalarla baş edilemez, kızgın sirke küpüne zarar verecek, kimliğimi yere fırlatıp, sırtımı da bu negatif elektrik yüküne dönmekte çareyi aradım ve o malum kadının “Biletiniz de yanmasın, gidin değiştirin! Fark alacaklar ama!” altına gizlenmiş sözde tavsiye, özde küstahlığını da duymazlıktan gelmeyi başardım.

CIP’te, elimde kimlik, rezervasyonum olan uçağın yolcuları önümden teker teker minibüse alınırken, ekranda hala “salona gidin” yanıp sönerken, ticari önemli yolcular salonunun kapısında donmuş, şaşkın, sinirden gülmeyi ve yenildim, hepinize “Bravo!” diyerek alkışı tercih ettim.

Tam dört saat orada bekledim.

Bir sonraki uçuş anonsu olana kadar yanıma bir yetkili sorumlu gelir, en azından gönlümü alır diye umutla kapıya baktım. Ne gelen oldu, ne kafasını bana doğru gülümsemeyle çeviren...

İşte böyle bir günde, “Sadece dünya yıldızlarını değil, sizleri de Business Class’a bekliyoruz! diye dünya medyasına on milyonlarca dolar reklam veren milli havayolumuzun bavulsuz, biletli yolcusunu, tek yolcu koltuğuna yerleşmeden, hatta herkes daha salonda beklerken bile olsa, son 30 dakikada uçağa alacak sistemi henüz kuramadığını öğrenmiş oldum. Siz de bilin diye burada yazdım.

Son olarak, “Kural bu, yapacak bir şey yok!” diye bana cevap verecek olanlara da seslenmek istiyorum. Umarım benim kalbimi o an “olmaz”larıyla kıran THY görevlileri, bugüne kadar bir tek yolcuyu bile işte bu sistem kendini kapattıktan sonra, gelen telefonla ya da birinin araya girmesiyle uçağa almamıştır. Kısaca bana yapılan uygulama herkes için geçerlidir ve istisnasız o salonda her yolcuya uygulanmaktadır. Çünkü üzülerek söylüyorum, eğer bugüne kadar, bir defa bile o hanımlar o salonda benzer durum yaşandıktan sonra,  bir adet bile uçuş kartı basmışlarsa, ben de THY’ye bugüne kadar verdiğim, her Allah’ın kuruşunu haram ediyorum. Bu da böyle biline!..

 

 

SABAH AKDENİZ’DEN ALINMIŞTIR





Bu Makale için Yazılan Yorumlar

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
Lütfen Gördüğünüz Kodları Yazınız
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
17.04.2011 - Vatan sadece toprak değildir
13.03.2011 - Nazar değmesin
12.02.2011 - Haram olsun
01.02.2011 - Hesap Basit!!!
25.01.2011 - Dostlara teşekkür
27.12.2010 - “Nasıl kurtulur?”dan nasıl kurtuluruz?
13.12.2010 - Yeni Stad, Antalya’da, Şimdi !!!
06.12.2010 - Eller taşın altına lütfen
22.11.2010 - Twitter
08.11.2010 - Bu kadarını ben bile beklemiyordum
31.10.2010 - Antalya Kitap Fuarı 2010
17.10.2010 - Var mısın, yok musun?
13.09.2010 - Bu yazı milat olur
17.08.2010 - İş çığırından çıktı
08.08.2010 - Bu köşenin adı
02.08.2010 - Hiç pişman değilim
26.07.2010 - Bir milli mesele olarak rakı
20.07.2010 - Doğru Karar: Mardan Stadı
04.07.2010 - Vize meselesi
30.05.2010 - Çocuklar ölmesin
22.05.2010 - Acımadı ki
09.05.2010 - Geçmiş olsun, önümüze bakalım
02.05.2010 - Antalya-Monte Carlo paralel kurgusu
25.04.2010 - Lara’ya yakışır
19.04.2010 - Kitaplarımız
12.04.2010 - Yerel yönetimler destek mi köstek mi?
05.04.2010 - Düden için teşekkür
28.03.2010 - Sizi unutmayacağız …
21.03.2010 - Bu çocuklara cevap verin
20.02.2010 - Kendini anlatabilmek
14.02.2010 - Çifte kavrulmuş çifte standart
01.02.2010 - Futbol turizminden rakamlar
18.01.2010 - Stat meselesi
10.01.2010 - Atış serbest mi?
27.12.2009 - Paraya bak!
20.12.2009 - Milli içkimiz rakı
24.11.2009 - Aslan gibi istifa
09.11.2009 - Küfür Saçılımı
02.11.2009 - Casino’ları da devlet işletsin
25.10.2009 - Çalkaya’nın günahı ne?
28.09.2009 - 21. yüzyıla girerken
06.09.2009 - Alın, verin ekonomiye can verin
31.08.2009 - Türk turizmi gülüyor (muş)…
16.08.2009 - Başkandan çağrı var
01.08.2009 - Kick boks zirvesi
26.07.2009 - Düşene bir tekme
28.06.2009 - Ne zaman kırılır bu kısır döngü?
22.06.2009 - Gözünde yaş istemiyorsan…
06.06.2009 - Ne olacak bu turizmin hali?
23.05.2009 - Bir iyi bir kötü haber

Kendi düşen adamı bırak düşsün, şayet bir başkası tarafından itilmişse onu tut.
Machaiaville
Şikayet Kutusu
Önemli Telefonlar
Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.
Nöbetçi Eczaneler
Game Center
sanalbasin.com üyesidir

Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Yerel Basın Haberleri | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden | Site Haritası

www.antalyabugun.com web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyabugun.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.