ŞAHİN GÖZÜYLE

ŞAHİN AKÇAP

sahinakcap@hotmail.com

Antalya’da kent içi ulaşım paniği ve biraz sabır!

Tarih 20 Ağustos Cumartesi...

 

Yer Antalya Çallı semti...

 

Saat sabahın 08.02’si...

 

Otobüs duraklarından geçen otobüs yok.

 

Dershaneye, işine, o gün yapılan motorlu taşıtlar sınavına giden insanlar, görevli öğretmenler panik halinde. Tek yol, hafif raylı sistem üzerindeki tramvaylar.

 

Hafif raylının Emniyet durağında olup bitenleri izliyorum. Her kes sinirli, bir an evvel gidebileceği kadar yere gitme telaşında.

 

Oysa haftalar önce 20 Ağustos’ta kent içinde önemli bir ulaşım hattı değişimi yapılacağı duyurulmuş, Antalya Büyükşehir’in gazetesi Antalya’nın her yerinde halka dağıtılmış, üstüne üstlük broşürler ve hatta değişimin krokileri verilerek bilgilerini pratiğe uygulamalarının kolay olması düşünülmüştü.

 

Okuyan millet değiliz.

 

Dağıtılan onca broşürün, krokilerin çoğu caddelere, yollara atılmıştı. Halk otobüslerinin camlarına asılan kent içi ulaşımındaki önemli değişim afişlerini kimse dikkate almamıştı.

 

İşte bu noktada ortaya çıkan eksiklik vatandaşların ilgisizliğiydi.

 

Yapılmak istenen şey, hafif raylı tramvay güzergâhında Allah’ın her günü yaşanan trafik tıkanıklığına bir son vermek...

 

Bilindiği gibi çarşıdan Şarampol yönüne ve Çallı’ya gelen halk otobüsü hattındaki bir otobüsün tükettiği saat otuz dakikayı geçerken, hafif raylı bu süreyi on iki dakikada alıyordu. Ve halk otobüslerinin yarattığı trafik sıkışıklığı dolaylı olarak özel araçların da yolunu nefessiz bırakıyordu.

 

Şarampol, Çallı gibi güzergâhlar adeta toplu taşıma araçları denizine dönüşüyordu.

 

Şimdi besleme yani dağılımı yapan noktalar kanalıyla kent içi trafiği düzenlenecek. Sıkışıklık ve zaman kaybı yok edilecek. Vatandaş belki iki araçla gideceği yere varacak ama zaman kazanacak, kent içi trafiğinin hafiflemesine olanak sağlayacak.

 

Dilerdik ki sokaktaki vatandaşın daha az tepkisi için büyük kent belediyesinin iş yerlerinde, (tatil öncesi) okullarda konuyla ilgili bilgilendirici çalışma yapsın. Kentleşmeden sorumlu olan uzmanlarca olay en küçük riskine kadar irdelensin, tepkiler minimuma indirilsin.

 

Şu sıralar bu değişimin baş öncüsü Akaydın Hoca insafsızca eleştiriliyor. Tepkisini saklamayan vatandaşların kendilerince haklı öfkesini üzerinde topluyor.

 

Ne var ki sorunun vebalini tümüyle Akaydın Hocanın üzerine yıkmak, provoke eylemler oluşturmak vicdansızlık olur. Sorunun asıl baş aktörleri geçmişte kentin bugünlerdeki yoğunluğunu düşüp, hesap edemeyenlerdir.

 

Dün hafif raylıya sövenler bugün bu tertemiz ve sorunsuz ulaşımdan yararlananlardır.

 

Üç gündür hafif raylı güzergâhını izliyor ve gözlüyorum. Bir hafta önceki trafik tıkanıklığı yok. Gürültü patırtı azalmış. Kirlilik yüzde onlara düşmüş.

 

 

Elbette ki yeni olana eski her zaman karşı koyar, yadırgar. Eğer değişim yarına artı sağlayacaksa özverili olmak, kendimizi alıştırmak, panikten sıyrılmak zorundayız.

 

Aldığım habere göre 45 dakikalık sürenin toplu taşıma araçlarının yeni uygulaya geçtiği anlarda devreye girmemiş. Böyle bir şey varsa eğer bilgisayarlı sistem değerlendirilerek, vatandaşın eksileri kartlarını yeni hizmet alınımları sırasında kullandıklarında giderilebilir, haksızlık giderilebilir.

 

Akaydın Hoca ekibiyle birlikte halkın arasına çıkmalı ve olanca gayretiyle bu yeni sistem üzerine söyleşmeli, zaten zor hayat koşullarına direnmeye çalışan vatandaşın gönlünü almalıdır.

 

Yazıma nokta koymadan şunu da belirtmek isterim...

 

Yeni sistemi kavrayanlar sistemi anlamakta zorluk çekenlere anlatsınlar. Ve broşür, sistemle ilgili günlerdir kroki dağıtan gençlere olayı anlamadan bağırıp, çağırmaktan kaçınalım... O broşürleri, krokileri yırtıp, parçalayıp sokaklara atmayalım. Tam aksi okuyalım, sistemi anlayıp, öğrenmeye çalışalım.

 

Doğrusu her kese sabır ve hoşgörü diliyorum.

 

Makaleyi Paylaş
Yayın Tarihi
22.08.2011
Okunma Sayısı

3057


Bu Makale için Yazılan Yorumlar

mehmet kocasoy
keşke antkart zamanında bütün bunlar yapılmaya çalışılırken aynı sağduyu ve hoşgörüyü gösterebilseydiniz! bu işler 3 sene önce bitmiş olurdu. ama ne oluyor? antkart zamanında kendini yerden yere atanlar bugün insanların kartından 4 katı paralar çekilirken "sabırlı olalım canım, ne olacak, düzelir" diyorlar. sizi tenzih ederim ama bu yapılan iki yüzlülüktür, başka bir şey değil! türel hata yapınca hırsız faşist, akaydın hata yapınca önemli değil....


Makaleye Yorum Yaz