Sevgili okuyucular, ben Edebiyat Fakültesi mezunu olarak Türkiye’deki birçok kişi gibi mesleğimin dışında bir işle uğraşıyorum. İşadamı olarak arsa, müteahhitlik ve tarımla uğraş veriyorum.
Günümüzde üniversite bitirmenin bir faydası olmadığını, milyonlarca işsiz üniversite mezununun olduğunu görerek yaşadık. Yüzbinlerce öğretmen ülkemizde maalesef işşsiz. Neyse bu köşede ayda birkaç defa yazmak ülkesini seven bir birey olmanın sorumluluğu ile bana da düştü!
Bir avuç çevreci ile başlatılan Adrasan olayı bir zaferle sonuçlandı. Tehditler, hakaretler, siyasi kayırmalar bir avuç vatanını ve doğayıseven insanları korkutamadı. Neticede tüm kıyı yağmalarını etkileyecek bir mahkeme kararımız var elimizde. Artık rantiyeciler bir daha dikkatli olmak zorundalar. Denilene bakılırsa böyle bir mücadele ilk defa bu denli etkili oluyor. Yürekten destek olduğumuz Bergamalı köylülerin insan üstü toplu mücadeleleri bile hiçbir sonuca ulaşamadı.
Bu mücadelede antalya yerel basınının başta Eedoğan Kahya, İbrahim Akkaya,, Adnan Çoban, Ahmet Dökdök, Gürsu Kunt, Murat Çiçek, Akın Önen, Abdullah Yalçın gibi duyarlı ve tarafsız yazarlarımız çok etkili oldu.
Bir de çevreye duyarlı ve hiçbir etki altında kalmayan Sayın Valimizin ve Bayındırlık Müdürlüğü’nün de uğraşları tarihe damgasını vuracak örnek hareketlerdir.
Üzüldüğümüz konular da var elbet! Antalya çevrecileri, sivil toplum örgütleri ve bize mücadelemizde destek sözü veren oy verdiğimiz Antalya milletvekillerinin nerede ve kimin yanında olduklarını anlayamadık? Seçim zamanı çıkacağınız meydanlardan ve kahvelerden bizlerin sesi sizlerden fazla yükselecek bu bilinmeli!
Bir ülkenin bireyleri memaliklerden daha fazla ve daha yürekli olmaz ise o ülke dış güçlerin oyun sahası olmaktan kurtulamaz. Bunun örneği komşularımızda yaşanıyor. Her birey üzerine düşen görevin yüceliğine inanır, gereğini yerine getirirse ulus olarak bizi hiç kimse tutamaz. Bir de gençliğe sesleniyorum: Atamızın güvendiği, devrim ve ilkelerini daha çağdaş seviyelere getirmesi için emenet ettiği bu vatanın GENÇLERİ! Sizler de nerelerdesiniz? Bu ülkede çevreyi korumak yalnızca 68 kuşağının vazifesi mi? Kendinizi Amerikan emperyalizminin etkisinden kurtarıp, vatanım için doğa için bir şeyler yapınız ki bizlerin gözü arkada kalmasın!
Şimdi Adrasan mücadelesinde desteğini esirgemeyen birey olmanın gereğini yerine getiren cesur insanrın da aşağıda ismini vereceğim. Sağolsunlar, varolsunlar...
Sedat Tuaç (Almanya), Uğur Şahin (Fransa), A.Ayan, E.Arslan, C.Geray, M.Akçay, R.İnce, M.Göktaş, A.Gülbay, Ö.Özer,N.Kırbaş, S.Deniz,Galip Bener, S.Demir,Yiğit Kartal, A.M.Çelik, A.Altan, M.Altıntaş, Veli Gürbüz, Sadettin Güzel, Oktay Ekinci, Ahmet Engin, Sezen Aybaba, Gönül Ülkü, Güzin Sude Martin, M.Aydoğan, M.Çetin, Ali Murat Çetin, Rıfat Gürsoy, Engin Çevik, A.Çelik, Ali Murat Çelik, Kemal Ataç, Ahmet Pekuysal, Atilla Hanlıoğlu, Adrasanın sessiz çoğunluğunu Ali Mert, Deniz Öz, A. Gündüz, Aslıhan Türk, Abdülmelik Kutansoy, Ahmet Uyan, Emel Karaca, A.ilhan, Bahadır Mayaslıoğlu(mimar), Deniz Sezgin, Müjdat Ülker, Alis Savur, Türkan Yılmaz, Hayri Akbaba, Emel Derya Dingiltepe, Nesli Tan, Hikmet Züleyha Rader, Gökhan Demir (mimar), İsmail Er, Canan Bayar, Nuray Öğmen, Seray Deren, Serdar Ulama, Levent Erdem, Merve Yanu, Orhan Kırdoğulu, Mahmut Erdoğdu,Antalya Sevdalıları, Nahide Namal, Mustafa Emir, Mete Duyguluer, Ş.Güngör, Süleyman Turgut.
Bu mücadelede bizlere ilk meşaleyi yakan Sayın Nazmi Sarıyıldız en önemli görevi üstlenen kişlerin başında gelmektedir .
Ayrıca mücadelemize tebrik mail’i gönderen GREEN PEACE Akdeniz kıyıları görevlisi Banu Dökmecibaşına da teşekkür ederiz.
NOT: Tüm çevre ve doğa tutkunları, Antalyamızın çevre ve şehircilik sorunları için cillergrup@hotmail.com belge ve önerilerinizi bekliyorum
Saygı ve sevgilerimle.