GÜNDEM

ABDULLAH YALÇIN

07abdullah@mynet.com

Aksu Çayı Islah Projesi

Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yıllardır gündeminde bulunan Aksu Çayı’nın ıslah edilmesi ve mendirek projesi yaptığı 2010 yılı ikinci dönem İl Koordinasyon Kurulu toplantısında bir kez daha gündeme geldi.

DSİ Bölge Müdürü Sedat Özpınar, Aksu Çayı ıslah projesinin uygulanabilmesi için 350 hektarlık bir alanın kamulaştırılması gerektiğini, bunun 80 hektarı Serik İlçesi, 270 hektarı da Büyükşehir Belediyesi mücavir alanı içinde yer aldığını söyledi.

Antalya Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ise yurtdışında büyük nehirlerin marina olarak kullanıldığını, dolayısı ile Aksu Çayı’nın çevresinde çok güzel oteller (Mardan Palace Otel) olduğunu ve böyle bir modelin uygulanabileceğini söyledi. Vali Altıparmak ayrıca kamulaştırmanın ise belediyelerin 18 uygulaması ile çözülebileceğinin altını çizdi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın ise Aksu Çayı Projesinin uygulanabilmesi için gerekli olan kamulaştırma bedelinin 40 milyon dolar olduğunu belirterek, Aksu Çayı Projesi kapsamında yat bağlama yeri de yapılabileceğini ve kamulaştırma dahil tüm projenin yap-işlet-devret modeliyle çözülebileceğini önerdi.

Aksu Çayı’nın ıslah edilmesi gerektiğine inananlardan biriyim. Ancak DSİ’nin bu projesinin sanki bir yerleri işaret ettiğini düşünüyorum.

Şöyle ki;

DSİ Bölge Müdürü Özpınar, projenin uygulanabilmesi için 350 hektarlık bir bölümün kamulaştırılması gerektiğini açıkladı.

Vali Altıparmak, yurtdışından örnek göstererek Aksu Çayı’na marina yapılmasını önerdi.

Başkan Akaydın, Aksu Çayı’na yat bağlama yerlerinin de yapılmasını ve ayrıca kamulaştırma bedelinin 40 milyon dolar olduğunu belirterek, bunun da yap-işlet-devret modeliyle gerçekleşebileceğini söyledi.

Dolayısı ile 40 milyon dolar gibi bir rakamı ortaya koyabilecek olan bir kişi olduğunu düşünüyorum.

O kişi de; Aksu Çayı’ndan en çok faydalanacak olan ve orada bulunan 50’ye yakın balıkçının kovulmasına, 1 adet balıkçı lokantasının yıkılmasına ve 4 adet balıkçı lokantasının da mühürlenip daha sonra yıkılmasını istediği iddia edilen Mardan Palace Otel’in sahibi Talman İsmailov’dur.

Dolayısı ise DSİ’nin Antalya ve o bölge için çok önemli olan Aksu Çayı Islah Projesi sanki bir kişiyi işaret ediyormuş gibi geldi bana.

Bir diğer konu ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bugüne kadar Lara-Kemerağzı-Kundu bölgesi ile ilgili yaptığı tüm 1/25 bin, 1/5 bin ve 1/1000 ölçekli imar planları Danıştay tarafından iptal edilmiştir.

Son olarak bakanlığın yaptığı plan ise sadece sahil kesimini ilgilendirmektedir ve bu plana da yüzün üzerinde itiraz yapılmış, Danıştay’a da dava açılmıştır.

Dolayısı ile DSİ’nin Aksu Çayı ile ilgili ıslah projesi bugün itibari ile bir bütün olarak yapılamaz. Uygulanacak olan proje ise sadece Mardan Palace Otel, yani Aksu Çayı’nın denize döküldüğü yerle sınırlı olacaktır.

Eğer gerçekten, Aksu Çayı’nın bir daha sel oluşmaması, can kaybı olmaması, doğru proje ile ıslah edilmesi ve kamu yararı içeren projenin uygulanması isteniyorsa, o zaman öncelikli olarak bakanlığın yaptığı imar planlarında özellikle ilgili meslek odalarının itirazları kapsamında yeniden revize edilmesi gerekir.

Eğer toplumsal uzlaşma sağlanmadan, sadece bir otelin menfaatine yarayacak bir proje ortaya konursa, 25 yıldır bölgede dubalar üzerinde var balık lokantaları yıkılıp dökülmek istenirse, o zaman DSİ bu projeyi yıllarca uygulamak için bekleyebilir.

 

Makaleyi Paylaş
Yayın Tarihi
10.06.2010
Okunma Sayısı

3557


Bu Makale için Yazılan Yorumlar

şahin özcanbaz
Abdullah Yalçın beyin fikrine katılıyorum, D.S.İ bölge müdürümüz yetkiyi kimden alır, bilinmez kanun dinlemez bir aymazdır. Bakın kayseriye bakın antalya bölgesinde olanlara devlet ve şahıslar bu insanın yüzünden çok maĞdur olmuşlardır.


Makaleye Yorum Yaz