Anasayfa   Seri İlanlar   Reklam   İletişim
ERDOĞAN KAHYA'NIN RÖPORTAJI
BİR GÖÇ MASALI... BELÇİKA'NIN EMİRDAĞLI BAKANI (2)

 DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN
DOÇ. DR. FAİK ARDAHAN
Dolunayda Şiir
22.07.2008

Dolunay Gecelerinin öyküsü 1987 yılına kadar uzanır. İlk 1987 yılının Aralık ayında Kayseri’de kutlandı. Sonra her dolunay bağlarıyla meşhur Erkilet’te buluşulup şiirler okunup türküler eşliğinde kutlanmaya devam edildi. Dolunay Geceleri 1993 yılında Antalya’ya taşındı. O zaman tanıdıklarımla kutlanan dolunaylar, “Dolunayda Şiir ve Müzik Gecesi” olarak 1997 yılının Temmuz ayında TODOSK(Toroslar Doğa Sporları Kulübü) nün bir etkinliği olarak ANSAN’dan Cahit Çakcıl ve Neşe Karel’in katılımlarıyla Çıralı’da yapıldı. 1998 yılından 2007 sonuna kadar ANSAN’ın bir etkinliği olarak aralıksız her dolunayda devam etti. 2008 yılının Ocak ayından bu yana Dolunayda Şiir ve Müzik geceleri ANSAN’dan bağımsız olarak yürütülmektedir.

 

Şair Ahmet Turan Kul’un onur konuğu olduğu buluşmada Dolunay gecesinin on ikinci doğum günü 100 kişiden fazla katılımcıyla kutlandı.

 

 

 

19 Temmuz 1997 de ilki kutlanan Dolunayda Şiir gecesi için o tarihte yazar Neşe Karel bir makale yazmıştı. O makaleyi olduğu gibi sizlerle paylaşmak istiyorum:

 

“Bin dokuz yüz doksan yedi yılı Temmuzun on dokuzuncu gecesi Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, TODOSK ve ANSAN üyeleri, dolunayın sihirli ışığıyla aydınlattığı Chimaira/Yanartaş’a şiir okumaya çıktılar.

 

Binlerce yıldan beri varlığı bilinen Çıralı diye adlandırılan bu kutsal yer, Olympos Antik Kenti’nin kuzey doğusunda denizden 250 mt yükseklikteydi. Gençlerin 25 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabildiği kalkerli kayalardan ve spanten araziden oluşan bu doğa, Luwi Beyi Kahraman Glaukos’un oğlu Bellerophon, Tanrıça Athena’nın kendisine hediye ettiği sihirdi altın dizgini, dostluğunu kazandığı efsane at, Pegasos’un başına geçirip, onunla birlikte uçarak çıkmış. Bu dağın tepesinde yaşayan Chiamaira adındaki aslan başlı, keçi vücutlu, yılan kuyruklu canavarı öldürerek dağın içine atmış. Bu korkunç yaratık, ağzından ateşler saçarak çevresindeki köy ve kentleri yakıp yıkıyormuş. Canavar ölmüş olsa da ağzından fışkıran alevler o günden bu güne hiç sönmemiş. Olympos Dağı’nda yanan ateşin sırrı buymuş. Efsaneye göre, canavardan kurtulan halk dağın etrafında şenlikler düzenlermiş. Bu olay olimpiyatların başlangıcıymış. Olimpiyat meşalesinin ateşlendiği yer de burasıymış.

 

Dolunayın tüm görkemiyle Akdeniz’i yakamozladığı on dokuz temmuz gecesi, yaşları 8-80 arasında olan bu topluluğun delikanlı katılımcıları, Olympos’a tırmanırken dünyanın her yanından gelen gezginlerle ve Pinokyoyla karşılaştılar. Aşağı yukarı kırk dakikada tamamlanan tırmanışın sonunda tepedeki kutsal ateşle ve dolunayla buluştular. Ateş tanrıları en görkemli, en güzel dans gösterilerini sundu konuklarına. Şiirler, şarkılarla yarıştı. Ay ışığı eşliğinde söylenen şarkılar, tepelerde yankılandı. Her şey çok güzeldi. İnsanlar günlük stresten arınmışlar, mutluluk içinde geceyle kucaklaşmışlardı. Yakamoz gözden kayboldu. Dolunay yükseldi. Zaman ilerlemişti. Dolunayda şiir etkinliğine katılanlar, seneye yine buluşalım, çalalım, söyleyelim diyerek Chimaira’yla ve dağın dibindeki canavarla vedalaştılar. Dönüş daha çabuk gerçekleşti. Dağın eteğinde bekleyen otobüslere binmeden önce, halay çekerek, oyunlar oynadılar. Ertesi sabah başka bir dağa tırmanacak olan dağcıları kampinge bıraktılar. Özel arabalarıyla katılanlarla birlikte yetmiş beş kişiydiler. Çoğunluk, ay ışığında caretta-caretta’ların yumurtadan çıkışını izlemek, yüce Işık Ana’nın/Gök Ana’nın kutsal su kaynağına ulaşmak için orada kaldılar.

 

 

 

Dönmek zorunda olanlarla otobüsler yola çıktı. Antalya’ya yaklaşıldığında polis kontrolü vardı. “Nereden geliyorsunuz?” diyen polisi “ANSAN, TODOSK ve Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle Çıralı’ya şiir okumaya gitmiştik, dönüyoruz” diye yanıtladı grup adına söz söyleyen TODOSK başkanı Faik ARDAHAN.

 

         “Şiir mi okudunuz?”

         “Şiir okuduk”

         “Devam edin”

 

Bu tatlı öfkeli şaşkınlık, uykusu gelenlerin uykusunu açmıştı. Keyiflendiler. Kolay atlatmışlardı doğrusu. “Niye şiir okudunuz? İnin bakalım. Birazda burada okuyun” diyebilirlerdi. Aslında başkan eksik ifade vermişti. “Önce kampinge yerleştik. Denize girdik. Sonra Yanartaş’a tırmandık. Yemek yedik, rakılar, şaraplar, biralar içtik. Şarkılar söyledik, şiir okuduk. Güldük oynadık. Yaşadığımız bunalımlı yaşam diliminden birazcık mutluluk aşırdık. Ölmezsek seneye dolunayın büyüsü altında yeniden buluşacağız.” demeliydi. Neyse olur o kadar. Her şeyin bir ilki acemiliği vardır.

 

Uluslararası boyutlu bir şiirli dolunaylarda buluşmak umuduyla.

 

Neşe Karel

Yazar ve ANSAN Üyesi”





Bu Makale için Yazılan Yorumlar
 vahap akçakmak
   bir arkadaşım sayesinde Dolunay gecelerinin 2 sinde bulunabildi. çok mutlu oldum. umarım en kısa zamanda yeniden aranızda olamk dileğiyle.. buı arada 4 aralık 2009 dan sonraki yeni dolunay gecesinin terihi nedir acaba.
 
24.12.2009 Saat : 20:11
 selma öker
   tesadufi bir dolunay gecesine katilmistim dört yasindaki kizim sezenle. ikimiz de cok begendik guzel dakikalar yasadik guzel insanlar tanidik, guzel siirler dinledik, guzel sarkilar söyledik zaman cabucak gecivermisti bittigi icin uzulduk. simdi isvecin soguk ve yagmuruna geri dönduk, burdaki dolunaylarda ne siir okunuluyor ne de kucuk kizlar deniz taslariyla muzige eslik ediyor... ama biliyoruzki antalya her dolunayda sevgili siirsever dostlarimiz toplanmis sarkilar söyluyor kizim sezen'in ve benim yuregim sevgili Faik hoca ve ismini hatirlayamadigimiz diger dostlarimizin yaninda...
 
02.11.2009 Saat : 01:22
 Nevin Kalafatoğlu
   Sevgili Faik ne güzel ki sizler gibi gönül dostlarını böyle bir gecede tanıdım. Hatırlarsınız bir dolunay gecesine uyumsuz bir halde katılışımı... Sen ve bütün şiir seven okuyan hisseden terennüm eden genç yürekli umarsız bazen hüzünlü bazen kararlı öğrenci, ev hanımı, yabancı dünyanın ve Türkiyenin heryerinden gelen şiir insanlarını ve onlarla üşümeyi, ateşi körüklemeyi, yağmur yağmayan gecelerde ve yağdığında ıslanan dolunayı seyretmeyi... Ansan'da ve Akdeniz'in sesini şiir fonu olarak algılamayı sizlerle tattım, tadına vardım. Beni ve tekliğimi kucaklamıştınız. Ne güzel birşey ay dolunay olduğunda Akdeniz'de Antala'da Konyaaltı'nda çakıltaşlarından bile habersiz davetsiz insanlar toplanırlar, benim gibi duyanlar gelir kıyısına oturur dostları selamlayıp, dinlerler şiirleri, isimsizdirler bazen ... Vedat'ın sazını, senin sunumunun eşliğinde yüreğinden geçen kalkar okur satırlarını .... Bu olağan üstü güzellik bir de Olimposun o vadisinden yükselen dolunayla sönmeyen ateşine düşerse... Olimpos'a şiirler kazınır, tarihin en güzel yerlerinden birine... Yıldızları tutar siirler... her biri bir yıldız gibi yüreklerden yükselir dağılır evrene, ömründe şiir olan birinin o geceye gelmesi demek bence şiire elini sürmesinin kutsanması gibi bir sey... Yüreğimden bunlar geçti, büyüsünde kaldım... Şimdi uzaklarda da olsam dolunayda şiir okuyorum tek başıma da olsam, dünya benim umurumda... Biliyorum dostlarım orada aynı benim yüreğim gibi... şiir konuşuyorlar... Yüreğine sağlık dolunay dostların hep seninle ... orada olsalar ses, olmasalar kalemdirler... Bilirsin... Sevgiler...
 
25.07.2008 Saat : 01:48
 afife demirtaş
   sevgili faik, tüm olumsuzluklara karşın, hala dolunayda şiir gecelerini sürdürme çabanızı alkışlıyorum. şiir adına binlerce teşekkürler. Ne yazık ki Ansan, bu nitelikli etkinliği dışladı, o nedenle yeni yönetimi kınıyor, ötesinde ayıplıyorum. her ne kadar şiir gecelerinize sıkça katılamasam da, gönül desteğimle yanınızdayım. İyi ki varsınız. sağ olun.
 
23.07.2008 Saat : 20:49
 Neşe Karel
   

Canım çocuk, "Şiir mi okudunuz?" "Şiir okuduk" "Devam edin" Hayâl meyâl onbir yıl. İnsan yaşamının bizatihi kendisi hayâl değil midir? Beni alıp nerelere götürdün? Sağ ol canım. Bu yıl ki serüveninizi de okumak istiyorum. Kalbim sizlerleydi. Çok iyi bir arşivcisin. Ben da bile olmayan o yazıyı gün ışığına çıkardığın için tekrar teşekkür ederim. Işığınız sönmesin. şiirleriniz tükenmesin. Yaşamınız şiirler kadar güzel olsun. Sevgiler, selamlar. Neşe

 
22.07.2008 Saat : 14:42

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
Lütfen Gördüğünüz Kodları Yazınız
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
20.06.2014 - Yılmaz Rotası
25.05.2014 - Ayakkabı Adam
17.04.2014 - Ben Bir Kapıyım
05.03.2014 - 12 Yıllık Esaret
10.02.2014 - Aşk Evde Kedi Beslemek Gibidir
08.01.2014 - Emek Hırsızlığı
09.12.2013 - Bizim Zamanımızda Utanmak Vardı
11.11.2013 - Aşklar da Arabalar Gibidir
08.10.2013 - Yaşamaya Dair
09.09.2013 - Cesaret
10.08.2013 - Felsefe Hocam
05.08.2013 - Suskunluk
08.05.2013 - Ustam
02.04.2013 - Güven
05.03.2013 - Bir Şehir Koşarsa
11.02.2013 - Uğur'un sevinci ve çay kaşığı
10.01.2013 - Gastronomi ve Turizm
12.12.2012 - Kabaktan Bir Hayat
02.11.2012 - İyi Dağcı Kimdir?
17.09.2012 - Paradigma Değişikliği ve Rekreasyon Bizi Mutluluğa Götürür
21.08.2012 - Dağcılık ve Ok olmak
29.07.2012 - Metruklaşmış Çocukluk Anılarım
03.06.2012 - Nazım Bir Vatan Hainidir ve Hala’da Hainlik İçindedir
15.04.2012 - kabak çekirdeği
18.03.2012 - Entel Köyün Muhtarı
25.02.2012 - Vatanım Neresi?
02.02.2012 - Dağcılık Nedir? Dağcı Kimdir?
22.01.2012 - Doğa Sporu Nedir?
09.01.2012 - Trekking Nedir? II
26.12.2011 - Trekking Nedir?
23.10.2011 - Ayraç
21.09.2011 - Zenginliğinizi Ölçün
10.08.2011 - Sahiller Kimin Denetiminde
10.06.2011 - Kırmızı
29.05.2011 - İşletmecilik mi, Fırsatçılık mı, Soygunculuk mu?
26.04.2011 - Neden Dağa Gidilir
07.03.2011 - Doğa Yürüyüşü Fırsatçıları
13.01.2011 - Alakır Vadisi’nden Mektup Var
03.01.2011 - Kimler Gönüllü Olmazlar
06.12.2010 - Gönüllü Olmak
01.11.2010 - Yabancılaşıyoruz
17.10.2010 - Hobiniz Var mı?
23.09.2010 - Perşembe Akşamı Bisikletçileri
22.08.2010 - Vali Beye Teşekkür
23.07.2010 - Antalya’yı Yönetenlere Sorduklarım -01
27.06.2010 - Yaz Okulları
24.05.2010 - Ruhunuza Bakım Yapın
26.04.2010 - İnternette Bilgi Kirliliği
21.03.2010 - Nokta
08.03.2010 - Ana

Yenilmesi gereken ilk düşmanlar öfke ile umutsuzluktur.
Alain
Şikayet Kutusu
Önemli Telefonlar
Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.
Nöbetçi Eczaneler
Game Center
sanalbasin.com üyesidir

Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Yerel Basın Haberleri | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden | Site Haritası

www.antalyabugun.com web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyabugun.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.