1952 Doğumlu olup ilköğrenimini TED Ankara Koleji’nde, lise öğrenimini de Ankara Fen Lisesi’nde tamamlayan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, 1975 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Genel Cerrahi Uzmanlığı’nı aldı. 1980 Yılında görev aldığı Akdeniz Üniversitesi’nde 1982’de yardımcı doçent ve 1992 yılında da profesör unvanı alan başkanımız, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği kurucu üyesi olarak 1988-1990 yılları arasında Antalya Tabibler Odası Başkanlığı yaptı. Daha sonra bu odanın onur kurulu üyeliğine seçildi.
Cerrahi Tıp Bilimleri alanında 22 uluslararası, 100’ün üzerinde de ulusal bilim dergilerinde yayımlanmış makaleleri bulunan Başkan Akaydın, bilindiği üzere Akdeniz Üniversitesi’nde 1996-2004 yılları arasında rektör yardımcılığı, 2004-2008 yılları arasında da rektörlük görevini yürüttü. 2007/2008 döneminde Üniversiteler Arası Kurul (ÜAK) başkanlığı yaptı.
Biz de başarılarla dolu bir kariyere son olarak Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ekleyen Mustafa Akaydın’ın bilinmeyen yönleriyle, hayata, Antalya’ya ve sosyal yaşama bakışını sizlere yansıtmak istedik. Ortaya tadına doyulmaz, samimi bir sohbet çıktı…
Türkiye sizi, Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecinizde ve seçim sonunda Antalya Belediye Başkanı olarak tanıdı. Ama biz bilinenin ötesinde, Mustafa Akaydın’ın kim olduğunu merak ediyoruz.
Mustafa Akaydın bilinenin ötesinde Anadolulu bir memur ailenin çocuğudur. Yaşamında da mütevazı sade bir görüntüden hoşlanır.
Artık yaşamınızın büyük bir kısmını eminim ki belediye başkanlığının getirdiği sorumluluklar kaplıyor. Başkan seçildikten sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Başkan seçildikten sonra kişiye özel yaşam sürem daraldı. Yabancısı olduğum bir ortamın yani siyasetin bir parçası oldum. Şimdi daha çok Antalya ve Antalyalıya hizmet için çalışıyorum.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğunuzda neler yapacağınızı uzun uzun anlatmıştınız. Koltuğa oturduktan sonra nasıl bir tabloyla karşılaştınız?
Koltuğa oturduğumda beklediğimden farklı bir tablo ile karşılaşmadım. Belediye’nin borçları bir miktar beklediğimin üstündeydi. Şimdi bir yandan borç ödüyor, bir yandan da hizmet üretiyoruz. Ben ve ekibim Antalya’ya hizmet için çalışıyoruz.
Kısıtlı imkanlardan haberimiz var. Peki, bu kısıtlı imkanlarla da olsa kendinize ve belediyenize koyduğunuz hedefler neler?
Kısıtlı imkanları en kısa sürede aşacağımıza inanıyorum. Antalya’nın şu anda öncelikli sorunu ulaşımdır ve bu sorunun düzeltilmesi hedeflerimizin başında geliyor.
Belediyenizin yeni projelerinden bahsedebilir misiniz?
Belediyemizin en yeni projelerinden birisi güneş enerjisinin kullanımında lider kent rolü oynamaktır. Diğeri ise Sarısu’nun kent parkı olarak yapılanmasıdır.
Merkezi Ankara’da bulunan tüm Anadolu Çalışan ve Emekçiler Birliği Derneği (TAÇED) tarafından yılın Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiniz. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Neler hissetiniz?
Sosyal Belediyecilik alanında verilen bu ödül beni elbette çok gururlandırmıştır. Tabi ki böyle ödüller yapacağımız hizmetlerde bizi daha çok motive edecek ve şevkimizi artıracaktır.
Başkanlığınız başladığından beri çok değerli sanatçılar, çok önemli oyunlar belediyenizin önderliğinde Antalyalılarla buluştu. Kültür sanat çalışmalarınız hangi çerçevede ne şekilde devam edecek?
Evet, 9 aylık süreçte, yoğun bir kültür sanat hizmeti gerçekleştirdik. Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığımız, sayısız kültür etkinliği gerçekleştiriyor ve önümüzdeki süreçte yapacakları etkinlikleri planlıyor. Bununla birlikte, Altın Portakal Film Festivali her yıl yeni boyutlar ve zenginlikler eklenerek devam edecek.
Belediyenizin sosyal sorumluluk projelerinden bahsedebilir misiniz?
Öncelikle Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışı ile hizmetlerimizi sürdürmekteyiz. İstihdam ofisi, kardeş aile, yarım elma, aile danışma merkezi, engellilere destek, evde bakım hizmetleri, cenaze sahiplerine destek hizmetleri, kreş, öğrenci yurdu belediyemizin sosyal sorumluluk projeleridir.
Bu yıl Altın Portakal Film Festivali, her yıl olduğu gibi konuşuldu. Bu konudaki görüş ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz? Sizce geçmiş yıllara kıyasla ne gibi farklılıklar getirdiniz?
Altın Portakal’da bu yıl ulusal sinemaya, Yeşilçam’a özel önem verildi. Ayrıca ‘Halkın Portakalı’ diye bilinen mahallelerde halkın kendi senaryosunu yazıp çektiği bir etkinlik düzenlendi. Daha çok halka inildi. Çeşitli konserler, açık hava sinema gösterimleri ile festivalin halkla buluşmasını sağladık. Paneller, söyleşiler, ulusal ve uluslararası filmlere halkın ilgisi çok yoğun oldu. Kısa zamanda dolu dolu bir programla, kısıtlı bütçeyle, başarılı bir festival gerçekleştirdik.
Her başarılı erkeğin yanında bir kadın olduğu söylenir. Sizin başarınızın destekçisi de biliyoruz ki eşiniz Günseli Akaydın. Günseli Hanım nasıl bir eştir? Şüphesiz size destek oluyor ama bu destek hangi çerçevededir, nasıldır, biraz bahsedebilir misiniz?
Günseli Hanım bana 40 yıldır destek veren, yan yana yürüdüğümüz çok mükemmel bir eş, anne, anneanne ve fikir insanıdır. Bu nedenle kendisine bana olan desteği için teşekkür ediyorum.
Günün yorgunluğunu üzerinizden nasıl atıyorsunuz?
Spor yaparak, briç oynayarak, kitap okuyarak atmaya çalışırım.
Özel yaşamınızda siyaseti ve başkanlığı bir kenara bırakabiliyor musunuz?
Ne kadar isteseniz de özel yaşamınızda siyaseti ve başkanlığı bir kenara bırakamıyorsunuz. Sürekli vatandaşla temas halindesiniz. Çünkü siz bu kentin belediye başkanısınız. Antalyalının emrindesiniz. Bu nedenle özelinizde bile başkanlık ve siyasetten ayrılamıyorsunuz. Ona göre sorumluluklarınız oluyor. Öyle ki vatandaş sık sık telefonla bile başvuru da bulunuyor.
Hobileriniz var mıdır?
On birinci sorunuzda bir anlamda hobilerimi saymıştım. Yüzme yaptığım bir spor. Futbol seyirciliğini de ekleyebilirim.
Yemek yapmayı sevdiğinizi biliyoruz. Acaba başkanlıktan sonra da mutfağa girmeye fırsat bulabiliyor musunuz? Buluyorsanız neler yapıyorsunuz?
Mutfakta bir şeyler yapmayı severim. Daha çok basit yemekler hazırlarım. Yani, balık, salata, kahvaltı işleri bana aittir.
Hayatta olmazsa olmazlarınız var mıdır?
Haksızlığa tahammülüm çok azdır. Bu anlamda insanların duygularını kullanarak ve eğitimsizlikten yararlanarak kandıranlara çok tepki duyarım.
Sizi hayatta en çok ne güldürür?
Ben fıkraya çok gülerim. Komedinin her türüne de gülerim. Zeka yoksunu davranışlarda beni güldürür.
En çok ne duygulandırır?
Duygu olayı farklıdır. Mesela aciz yardıma muhtaç durumdaki insanlar beni duygulandırır. Hayvanlar duygulandırır. Güzel bir müzik, güzel bir dostla edilen sohbet duygulandırır. Ailemle yakın ilişkiler duygulandırır. Ayrılık sahneleri duygulandırır.
Ne tür müzik dinlemekten hoşlanıyorsunuz?
Müzikte çok seçiciliğim yoktur. Ancak arabesk müzikten hoşlanmam. İyi icra ediliyorsa klasik batı, klasik Türk müziği, popüler müzik, türkü, caz ve folklorik müzikten hoşlanırım. Tabi ki o andaki ruh hali müzikten aldığınız hazzı etkiler.
Sinemaya gitmeyi sever misiniz? En son gittiğiniz film neydi?
Çok severim. Ancak çok vakit bulamıyorum. En son ‘Nefes’ filmini izledim.
Ne tür kitaplar okuyorsunuz, mesela şu an okumakta olduğunuz bir kitap var mı?
Çok değişik kitaplar okurum. Bir kitap bitmeden diğerine başlarım. Aynı anda birkaç kitap okurum. Okuduğum kitaplar daha çok sosyal ve siyasal ağırlıklıdır.
Dünya tatlısı bir torununuz olduğunu biliyoruz. Dede olmak nasıl bir duygu?
Dede olmak çok güzel bir duygu tabi ki. Ancak torunum benden çok uzakta yaşıyor. Senede ancak altı gün toplam görebiliyorum. Yaşadığı ülkeye de gidecek vaktim yok. O nedenle torun sevgimizi yılda birkaç güne sığdırıyoruz.
Çocuklarınıza yaşam boyu en çok neyi öğütlediniz?
Çocuklarıma yaşam boyu ‘adam gibi adam’ olmayı öğütledim. Ülke çıkarlarını, kişisel çıkarlardan önde tutmayı, dürüst olmayı ve çağdaşlıktan taviz vermemeyi öğütledim. Torpil istemeden ayakta kalmayı, kendi bileğinin ve aklının gücüyle ayakta durmalarını öğütledim.
Antalya’nın sizin için anlamı nedir?
Antalya benim için dünyanın en keyifle yaşanabilir mükemmel bir kentidir. Bu duyguyu 35 yıldır yaşıyorum. Otuz yıldır da Antalyalıyım.
Incity’yi nasıl buluyorsunuz? Okuyucularımıza ve Antalya’ya bir mesajınız var mı?
Incity çok iyi mesajlar veren bir dergi. Bölgeden her türlü detayı bulabiliyorsunuz. Bu vesileyle çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Ve röportaj için teşekkür ediyorum.