Anasayfa   Seri İlanlar   Reklam   İletişim
ERDOĞAN KAHYA'NIN RÖPORTAJI
BİR GÖÇ MASALI... BELÇİKA'NIN EMİRDAĞLI BAKANI (2)

 ERDOĞAN KAHYA
ERDOĞAN KAHYA
Skandallar Üniversitesi (1)
11.05.2012

Aşağıda yazacaklarımı okunduktan sonra sizler de bu başlığın yetersiz kaldığını görecek ve bana hak vereceksiniz.  Hatta üniversitelerde servet dökerek çocuk okutanlarınız;  şaşkınlıktan öte:  ''Çocuklarımızı bunlar mı yetiştiriyor?'' demekten kendinizi alamayacaksınız...

Öncelikle şunu söylemeliyim ki;  Akdeniz  Üniversitesi'nde son dönemde ortaya çıkan olaylar eminim bu koca kurumda görev yapanların büyük bir bölümünü de üzüyor, üstelik rahatsız ediyor. Bu insanlar korku içinde sesini çıkaramıyor. Çalışanların büyük bölümü , kameralarla görüntülenmekten, telefonlarının dinlenmesinden, takip edilmekten ve en önemlisi de haklarında hangi mesai arkadaşının kendilerini şikayet etme korkusu ile yaşamaktan bıktılar. Hele hele, erkek ve bayan çalışanların tacizle ilgili suçlanma korkusu da cabası...

Şimdi gelelim son skandallara;

VARAN 1:

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği’nin yayını olan ‘Akademik Bilinç’ bülteninde, üniversitelerdeki akademik yükseltmelerin geldiği boyutu gözler önüne seren çarpıcı bir skandala yer verildi.

Aynı bölümde görev yapan iki doçentin başvurusunu değerlendiren jüri, beş yılık doçent olan Günseli Orhon yerine, iki yıllık doçent olan Şerafettin Karakaya’yı atadı.

Ancak durumu yargıya taşıyan Orhon’un mücadelesi Akdeniz Üniversitesi’ndeki akademik skandalı ortaya çıkardı.

Atamanın ardından hızla anabilim dalı başkanı yapılan ve üniversite senatosuna atanarak hızla yükselen Karakaya’nın doçentliğiyle ilgili mahkeme kararının, Danıştay tarafından iptal edildiği ortaya çıktı.

Rektörlüğün bu yanlı tutumu ve kasıtlı ihmali ile Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Başkanı olarak atanan 2 yıllık doçente Eğitim Fakültesi teslim edildi.

DEVLETİ KANDIRANLAR FATURAYI ÖDESİN

Akademik Bilinç Bülteni’nde yer alan haberde, Karakaya’ya profesörlük kadrosu veren jüri üyelerinin özgeçmişlerine de değiniliyor. Beş jüri üyesinden ikisinin eğitimci olmadığı bilgisine yer verilen haberde, bir jüri üyesinin de eğitim programları ve öğretim alanında yer almadığının altı çizilirken diğer bir jüri üyesi ve aynı zamanda Rektör Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe'nin yeğeni olan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mimar Türkkahraman’ın eğitimci değil, siyaset sosyoloğu olduğu kaydedildi.

Öte yandan jüride yer alan üyelerden ikisinin Doç. Dr. Karakaya’nın lisans döneminden sınıf arkadaşı ve mesai arkadaşı olmalarının kişisel ilişki şüphesi yarattığı öne sürüldü. “Doç. Dr. Şerafettin Karakaya’nın kendi unvanıyla ilgili Danıştay iptalini bilmemesi mümkün olamayacağına göre, kime ve neye güvenerek profesörlük kadrosuna başvurmuştur? Kime güvenerek, bu kadroyu hem yayınlarıyla, hem de görev süresiyle gerçekten hak eden diğer bilim insanının kadro hakkını işgal etmiş ve etmeye devam etmektedir?

Akdeniz Üniversitesi yönetimi neden ve nasıl idari mahkeme kararıyla alınan bu şaibeli doçentliğin akıbetini ve temyiz sürecini inceleme gereği duymamış, kararla ilgili son nokta olan Danıştay kararını istememiştir? Tüm akademisyenler adına, bu soruların yanıtsız kalmaması gerekir ve yanlış kararların faturası bu kararları alan, devleti kandıran kişilerce bir an önce ödenmelidir”denildi.

VARAN 2; 

Yargı ile açtık konuyu Yargı ile devam edelim isterseniz. Doç  Karakaya ile ilgili kararı Antalya İdare Mahkemesi vermemiş. Çünkü Antalya İdare Mahkemesi'nde üniversite aleyhinde dava açan öğretim üyelerinin büyük bölümü davayı kaybediyor.

Yargıyı suçlamak öyle kolay değil ama, Üniversitede herkes davasının 2. İdare Mahkemesi''ne düşmemesini istiyor. Ve herkes şunu soruyor: Rektör İsrafil Kurtcephe'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Teknokent'de Hukuk Müşaviri olarak görev yapan Avukatın hızlı yükselişinin sebebi nedir ve bu avukatın eşinin 2. İdare Mahkemesi hakim olarak görev yaptığı doğru mudur?

VARAN 3:

Gelin isterseniz yine sizlere bir gerçek yaşam öyküsü anlatayım. Öykünün kahramanı AÜ Rektör Hocası Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe...

2006  yılında Duraliler köyünde rantı yüksek bir arazi davalık olur. Konu bilirkişi heyetine havale edilir. Bilirkişi heyetinde tapu kayıtları Osmanlıca olduğu için Değerli hocamız Kurtcephe de vardır. Bilirkişi heyetinin raporu mahkemeye sunulur. Ancak daha sonra itiraz üzerine yapılan incelemelerde bilirkişi raporunda usulsüzlük tespit edilir.

Bilirkişiler aleyhine açılan davada ekipte yer alan diğer üyeler hapis cezası alırken, ceza almayan tek bilirkişi muhterem hocamızdır. Dönemin Antalya Adliyesi'nde tek Kadastro Hakimi olan kişinin 3 çocuğu muhterem hoca rektör olduktan sonra (2008) üniversiteye girmiştir. Hakim Bey'in kızı Ziraat Fakültesi'nde Yardımcı Doçent, oğlu Serik Meslek Yüksek Okulu'nda Öğretim Görevlisi, Gelini Kalite biriminde uzman olarak çalışmaktadır. Kadroların tümü 2547 Sayılı Yasaya tabi getirisi yüksek kadrolar. 

VARAN 4:

Yeni bir öykü, yine kahramanlar aynı ekipten... Adı Teoman Kulaksız. Aslen Kırşehirli. Ankara'da bulunduğu sırada hakkında ihaleye fesat karıştırmaktan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Organize Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından soruşturma açılmış. Teoman Kulaksız Bursa'da 2007 yılında TOKİ tarafından yapılan 784 konutluk inşaat ihalesine fesat karıştırmakla suçlanıyor. Savcılık tarafından alınan ifadesinde, Tarım Bakanlığı'nda memur olarak çalıştığını, TOKİ ihalesini kazanan mimar ve müteahhit Ahmet Uğur Çelik'in samimi arkadaşı olduğunu, ihale ile ilgili telefon görüşmesini gerçekleştirdiği Özgür Türel'in de yeğeni olduğunu ve kendisinin bu ihale ile bir ilgisi olmadığını söyledi ve de Savcılık tarafından hakkında kovuşturma yapılmasına gerek görülmedi.

Şimdi sıkı durun; bu kişi yani aynı Teoman Kulaksız şu anda değerli Hocamız Kurtcephe'nin Özel Kalem Müdürlüğü'nü yapıyor. Kulaksız'ın daha önce verdiği ifadede yeğenim dediği Özgür Türel'in sahibi olduğu Türel Müh. Müş. Hiz. İnş. Turizm Maden Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin

2009 yılında 77031 numaralı 129,558,00 TL bedelli büyük onarım ihalesi,

2010 yılında da 87973 kayıt numarası ile 81.375,00 TL tutarında matbaa+Strteji Daire Başkanlığı ve Enstitüler Binası İnşaat İhalesini kazandığını söylesem aklınıza ne gelir?   

Bugünlük yeter isterseniz. Bundan sonraki yazımda Akdeniz Üniversitesi'inde ahlaki değerlerin nasıl yozlaştırıldığını, manevi değerlerin nasıl yok sayıldığını anlatacağım...

Sonra;

 Öğrencisine ''Soyun Fotoğrafını çekeyim diyen öğretim üyesi kim?

''Hukuk Fakültesi duvarlarında öğretim üyeleri ve öğrenciler tarafından yapılan resimler niye badana yapılarak silindi?





Bu Makale için Yazılan Yorumlar
 Selami AKAR
   en üst yorumda karşı taraftan gelen ithamların cevaplarını içerir yazıya yazarın verdiği cevap kendisi ile çelişiyor, isim verilmemiş ve suçlanmamıştır diyor yazar ama yazının içerği alternatifsiz bir insana çıkıyorsa bunun izahi bu şekilde olamaz.. sayın yazar bence insanlarla alakalı şeyleri ya iyi araştırıp doğruyu yazın ya da yazdığınız yanlış da olsa arkasında durun.....
 
28.06.2012 Saat : 13:18
 MEHMET MENCET
   

AÇIKLAMA

SN; ERDOĞAN KAHYA; (www.antalyabugun.com tr internet sitesi imtiyaz sahibi) www.antalyabugun.com adresle internet sitesinin imtiyaz sahibi Erdoğan Kahya'nın "Antalya'nın Kahyası" isimli köşesinde 12/05/2012 tarihinde yer alan "Skandallar Üniversitesi-1 "başlıklı yazıda; şahsım ve çocuklarım hakkında hiçbir belgeye dayanmayan, gerçeklikten uzak, tamamen asılsız iddialara dayanan ve kişilik haklarıma ve temsil ettiğim mahkemenin tarafsızlığı hakkında kamuoyunu şüpheye düşürecek kabul edilemez suçlamalarda bulunulmuştur. Yazıda şahsımın ve çocuklarımın isimleri zikredilmemiştir.Ancak görev yaptığımız birimler detaylı bir biçimde belirtildiği için suçlamaların şahsım,kızım ,oğlum ve gelinim hakkında yapıldığı açıktır. Sözkonusu yazıda yer alan çarpıtmalar, şahsıma ve ailemin fertlerine yönelik iftira ve ithamlarla ilgili hususlar aşağıda özetlenmiştir: 1-Köşe yazısında kullanılan ifadelerin, basın özgürlüğü ve tarafsız habercilikle ilgisi bulunmamaktadır.Çünkü Yazar; metinde yer verdiği hususları " iddia " olarak bile nitelendirmemiş okuyuculara " gerçek bir yaşam öyküsü"ifadesiyle sunmuştur. Yazar konunun muhattaplarına konu hakkında herhangi bir soru soru sormaya ve onları açıklama yapmaya çağırmak gibi bir nezaket bile göstermeden şahsımı, Türk Milleti adına verdiğim bir yargı kararında yanlı davranmak ve çocuklarıma iş bulma karşılığı bir kişiyi hapisten kurtarmak gibi çok ağır, şahsımın kişilik haklarına ve haysiyetini lekeleyici ve aynı zamanda temsil ettiğim yargı kurumuna karşı da halkı yanıltıcı suçlamalarda bulunmuştur. 2-Davayla ilgili detay 3-Yazıda Sn.İsrafil KURTCEPHE'nin rektör olduktan sonra kızımın yardımcı doçent kadrosuyla üniversitede işe alındığı belirtilmektedir. Halbuki kızım 2002 yılında yani Prof.Dr.Yaşar UÇAR'ın rektörlüğü zamanında Akdeniz Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Dolayısıyla bu iddia asılsızdır. Kendisi doktorasını başarıyla tamamlamış...... projeye imza atmış ve yüksek lisansını da yurt dışında tamamlayarak yardımcı doçentlik için gerekli akademik puan ve sınav başarısını edinmiştir. 4-Yazıda yine oğlumun rektör olduktan sonra üniversitede işe alındığı yazılmaktadır. Yine bu bilgi kasıtlı olarak çarptırılmıştır. Oğlum 2007 yılında yani Prof.Dr. Mustafa Akaydın'ın rektörlük döneminde Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde sözleşmeli işçi olarak üniversitede işe başlamıştır. Dolayısıyla İsrafil KURTCEPHE rektör olduktan sonra oğlumu işe aldırdığım bilgisi tamamen asılsızdır. Oğlum ülkemizin en iyi iletişim fakultelerinden biri olan Ankara Üniversitesi'nde iletişim eğitimi aldıktan sonra sektörde iki yıl gazetecilik ve halkla ilişkiler alanında 3 yıl üst düzey yöneticilik yapmıştır. İki Yabancı dil puanı ve branşı ile ilgili yüksek lisansı bulunmaktadır. Serik Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı için açılan öğretim görevliliği sınavaında da başvuran adaylar arasında en yüksek puanı almıştır. 5-Yazıda yine gelinim 'in Sn.İsrafil KURTCEPHE tarafından 2008 yılındansonra işe alındığını ve Akdeniz Üniversitesi Kalite Yönetim Birimi'nde uzman kadrosunda ( 2547'ye tabi olarak) işe başlatıldığı "gerçek bir yaşam öyküsü" başlığıyla sunulmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki gelinimin adı geçen birimde uzman kadrosuyla değil asgari ücrete tabi sözleşmeli işçi olarak çalışmaktadır. Ayrıca gelinim adı gçen birimde aynı statüde çalışmakta iken oğlumla tanışmış ve 25 Haziran 2011 tarihinde evlenmiştir. Dolayısıyla hem gelinimin çalıştığı kadro bilgisi hem de şahsımın kendisine üniversitede işe başlattığım iddiası tamamen asılsızdır. Ancak daha önce de belirttiğim gibi yazar bu hususları iddia olarak değil " gerçek " ifadesiyle sunmuştur. İnternette yayınlanan bu metinlerin tekzip edilmesi , aksi taktirde hukuki ve cezai işlemlere başvuracağım hususu ihtar olunur. 23/05/2012 MEHMET MENCET

YAZARIN NOTU: Konu ile ilgili yazıda, iddialar dile getirilmiş, herhangi bir isim verilmemiştir. O nedenledir ki, sayın hakim, ya da yakınları suçlanmamıştır. Busatırlar  kaleme alınırken kimseyi suçlamak gibi bir hedefi de yoktur. Gazetecilik anlayışımız ve ilkelerimiz nedeniyle sayın Mehmet Mencet'in açıklaması aynen yukarıda yayınlanmıştır. Okuyucunun bilgisine sunulur.     

 

 
23.05.2012 Saat : 16:43
 Orhan Özçatalbaş
   Sayın Kamil Şaşmaz;Asıl sorumlular üniversitesine sahip çıkamayan öğretim üyeleridir.? diye yazınca yazmamak olamazdı. Ve hemen belirtmek gerekir ki; Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin tamamını aynı kefeye koymak büyük haksızlık olur. Akdeniz Üniversitesinin öğretim üyeleri ve çalışanları Antalyayı bilim ve teknolojide öne çıkarmak için pek çok soruna rağmen uğraş veriyor. Yine ?Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesinin bilinçsiz, kendi kısa dönem çıkarları peşinden koşan kişiler olduğunu söylemek istemiyorum.? denilmiş. Oysaki bireysel çıkarları ilk plana koymayan büyük bir çoğunluk var ve bu Akdeniz Üniversitesi ve Antalyanın güvencesidir. Ve ?yine de tek umut onlar! ...? denilmiş, doğru ancak ünleme gerek olmayan bir söz? Aslında Antalya kamuoyunun Üniversiteye dönük hassasiyeti önemli ve değerli ? bu verilerden hareketle Akdeniz Üniversitesi çalışanları olarak turizm ve tarımın gözbebeği Antalya ya yaraşır bir üniversite olmak yönünde çok daha fazla gayret göstermek ve her ne koşul ve zorluk olursa olsun özveriyle çalışmak gerekiyor? Buna yürekten inanıyorum ve büyük çoğunluğun da inandığına eminim. Önemli olan uygun çalışma koşullarının sağlanması, bireysel tasarruflar yerine ve üniversiter değerlerin üniversiteye hakim kılınmasıdır. Bunu sağlayacak nitelikli insanların varlığından da Antalya nın şüphe etmemesi gerekir? Saygıyla?
 
18.05.2012 Saat : 00:53
 Ersan Kuneri
   İsrafil hoca benim eski hocamdır, kendisi çok iyi bir insandır. Ancak onu rektör olduktan sonra ben bile tanıyamıyorum. Göreve getirdiği kişiler ona layık olmayan insanlar, bunları kendisine mail atarak söylediğim için ben bile kötü oldum. Maalesef üniversitedeki çürük dişleri çekemedi. Etrafını öyle bir sardılar ki ne yapacağını şaşırdı, yanlış kişileri uygun olmayan makamlara getirdi. Hele hele laptop olayı yüzünden iyice gözden düştü. Oy istemek için gittiği öğretim görevlileri bile yüzüne gülüyor, arkasından küfrediyor. Ben onu çok seven biriydim ama geçtiğimiz 4 yılı görünce ben bile artık onun rektör olmasını istemiyorum ama diğer adaylara da bakınca midem bulanıyor. Şimdi düşünüyorum da İsrafil hoca torpilci biri olsaydı bana da bir faydası olurdu. Rektör olmadan onu ziyaret eden hatta ona "kurtarın hocam bizi bunlardan" diyen biriyim. O kadar kendisinden yardım istememe rağmen 4 yılda bana bir çöp bile iyiliği dokunmadı hatta yüzüme bile bakmıyor ya da bakamıyor. Ben de şimdi burdan tekrar soruyorum; hocam beni suçum ne? Ben de torpil istiyorum.
 
17.05.2012 Saat : 08:43
 nihal Çelik
   HEPİNİZ BİRBİRİNİZLE ATIŞIRKEN GERÇEKTEN YAŞANAN OLAYLAR HEP PERDE ARKASINDA BENM EŞİM HAKKINI ARADI AMA NE OLDU İŞTEN ÇIKARILDI ADALETMİ BU. BİZİM EKMEK PARAMIZLA OYNADILAR ALLAHTA ONLARIN EKMEK PARASINI ELİNDEN ALSINKİ İŞSİZLİK NEDEMEK ANLASINLAR BAKMALARI GEREKEN AİLESİNE BAKAMAYINCA ÇARESİZLİK NE DEMEK ANLASINLAR SAYIN REKTÖR NEREDEYDİ ENGİNİN OLAYINDA HİÇMİ DUYMADI OLAYLARI, PEKİ AYDIN BEY ODA MI DUYMADI BİZZAT OLAYLARIN İÇİNDE İDİ DAVA ÇEKİLSİN ENGİN İŞE DEVAM ETSİN , PEKİ RECEP BEY NEDEN ÇIKARILMADI SUZSUZ Bİ İNSANA İFTİRA ATMASINA RAGMEN EVET BUYURUN ADALET NEREDE AYDIN BEY VE SAYIN REKTÖRÜNÜZ NEREDE İŞALLAH BU OLAYLARDA PARMAGI OLAN ALLAH TARAFINDA AYNI OLAYLARI YAŞARDA ENGİN'İN YAŞADIKLARINI ANLARLAR Fora fora engini çagırıp bi konuştumu rektörünüz üstelik üniversite disiplin kurulunda suçsuz oldugu kanıtlandıgı halde adalet buydu sanırım işten çıkartılması recep bey mukafatlı çünkü İFTİRAYA UGRADI DİMİ yaZIK SIRF KOLTUGUNUZDAN OLMAMAK İÇİN BİRİLERİNE ... NEYSE DİYECEK SÖZ BULAMIYORUM SİZE hakkaniyet yerini bulur umarım
 
17.05.2012 Saat : 07:50
 Muhta-Rektör ve TAKLA
   Herhangi bir mahalle muhtarı (bu tanımlamayı kesinlike küçümseme anlamında kullanmıyorum) bile en çok oyu alınca seçimi KAZANDIM artık muhtarım diyebiliyor, ancak ve ancak kosssskoca(!!!) rektör en çok oyu ben aldım, önce YÖK'e ve daha sonra cumhurbaşkanına TAKLA ATMALIYIM ki, ATANABİLEYİM diyor. Ve bu oyuna, tüm ÖĞRETİM ÜYELERİ bir şekilde alet oluyor, bu aleti (!) ruh içinde de çocuklarımızı yetiştiriyor (pensilvanya taklası da unutulmasın).
 
16.05.2012 Saat : 21:35
 kamil şaşmaz
   Asıl sorumlular üniversitesine sahip çıkamayan öğretim üyeleridir. Üniversiteden ayrılan Sayın Mirici (Eğitim Fakültesi), daha önce oy verdiğini ve oy verilmesi için çağrı yaptığını belirttiği Sayın Kurtcephe'yi şimdi yerden yere vuruyor veda yazısında (Akademik Bilinç'in son sayısı); tam bir "yetmez ama evet" durumu. Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesinin bilinçsiz, kendi kısa dönem çıkarları peşinden koşan kişiler olduğunu söylemek istemiyorum. Yine de tek umut onlar! Umarım bu kez akıllarını başlarına alırlar ve üniversitelerine sahip çıkarlar...
 
16.05.2012 Saat : 08:51
 Koltuk Meselesi
   Bu koltuk o kadar çok ZEVK veriyor ki oturana, ülkede o kadar çok kendi konusu ile GÜNDEM oluşurken(dersim isyanı, ermeni meselsi, azınlıklar konusu, yeni osmanlı cumhuriyeti, 12 eylül, 27 mayıs, 12 mart, maraş olayları vs vs), tarih profesörümüz sadece yüz nakli diyor başka bir şey demiyor. İşin garibi yüz naklini yaptırdığı kişinin de(Dr.Ömer Özkan) kendi emri ile MUAYENE YAPMASI yasak. Sadece kendinin ve rektörünün REKLAMINI yapması serbest.
 
15.05.2012 Saat : 18:22
 Fora Fora
   Siz de haklısınız, herkes haklı. Ancak üniversiteye hizmet vermek isterseniz bir şeyi merak ediyorum. Acaba İsrafil Hoca tekrar kazandığında siz bunları yayınlamayı sürdürecek misiniz? Çünkü yaptıklarınız o zaman yapıCı eleştiri olur. Şimdi ise siyasi...
 
15.05.2012 Saat : 00:33
 Mazlum
   Sayın Erdoğan Kahya, ben 3 ayrı rektör hocanın dönemlerinde de üniversitede çalışmış ve halen çalışmakta olan bir memurum. Yazı dizilerinizi heyecanla takip ediyorum çünkü kanıtlarıyla birlikte iddia etmiş olduğunuz herşey, maalesef Akdeniz Üniversitesinde hakkıyla mevcuttur. Mevcut iktidarın sözcülüğünü yaparcasına yorum yazan tüm mesai arkadaşlarımı hakkaniyete davet ediyorum. Lütfen bu iktidar sayesinde sahibi olduğunuz mevcut imtiyazları koruyabilmek adına, idarenizde çalışan insanların ya da üniversite genelinde birlikte çalışmakta olduğunuz mesai arkadaşlarınızın kazanmaya çalıştıkları ekmek paralarına musallat olmak gibi bir duruma düşmekten imtina edin. Aksi takdirde her iki yaşamınızda da hesabını veremeyeceğiniz bir duruma düşmekte olduğunuz hususunda -inancım gereği- sizleri uyarmak istiyorum. Allah akdeniz üniversitesi için hayırlı olan rektör kim ise onu nasip etsin. Saygılarımla...
 
14.05.2012 Saat : 22:55
 EMİNE ÜN
   FORA FORA KARDEŞ BİRAZCIK VİCDANIN VARSA şu garson dedigin engini bir ara, ne iş yapıyor karısı iki yaşındaki çocogu ne yiyor ne içiyor diye, biraz vicdanın varsa insanlara küfüredenler sadece hemşericilik uğruna hala makamlarında, birazcık vicdanını varsa hastenede kimlerin kocası docent ,diye belirli makamlara getiriliyor,vicdanının varsa araştır bakalım kimler haksız yare frof papılıyor ve sonuç yazar sana meydan okuyor belge getir diye, sende yazar gibi belgelerle konuş ama sende vicdan varsa tabi.
 
14.05.2012 Saat : 21:11
 Ragip Gurbuz
   Israfil Kurtcephe'yi atayan Abdullah Gul ve Pennsylvania bunlari goruyor mu? En buyuk gunah kul hakki yemektir. Siz goz gore gore kul hakki yerken, nasil dindar bir nesil yetirtirmekten bahsedersiniz? Sizin gibi dindar olmaz olsun, yaziklar olsun.
 
14.05.2012 Saat : 17:36
 AHMET caner
   melek demir haklı çamur at izi kalsın mentalitesiyle habercilik yapılmasın mahkeme kişi hakkında kovuşturmaya yer yok diyor. son yazınız gerçekten size yakışmadı geçmişte herkes adliyeye düşmüş olabilir.ceza almamışsa suçlu degildir stratejı ve yapı işlerinde çalısanlarının günahını alıyorsunuz.. bu size yakışmaz. DİĞER HABERDE ÇOK KOMİK İSRAFİL HOCA HAKIME SEN BANA CEZA VERMEZSEN BEN 3 YIL SONRA REKTOR OLUP SENIN ÇOCUKLARA İŞ Mİ VERECEGİM DEMİŞ .SIRF HABER OLSUN DİYE BÖYLE HABERLER YAPMAYIN .YAZILARI BASMADAN ÖNCE BİR OKUYUN..SİZİN GİBİ DUAYEN BİR GAZETECİ KENDİNİ BİLMEZ ÜÇ BEŞ KİŞİNİN GAZINA GELMEMELİ.. BU HABERLERİN SONU SAVCILIKTA BİTER ARASTIRMADAN EMİN OLMADAN HER GELEN FAXI MAİLİ YAZARSANIZ GERCEKTEN İŞİNİZ ZOR. BAZILARININ HAZIMSIZLIĞININ KURBANI SİZ OLMAYIN.ÜZÜLÜRÜM... ESKİ BİR ÖĞRENCİNİZ..
 
14.05.2012 Saat : 15:44
 Fora Fora
   

İlginç değil mi? Akd.Ünv.45 bin nüfusa dayanmış koca bir şehir demek. Bu şehirde sorunların olmaması tuhaf olur. Ancak u kadar abartılcak ne var acaba? Aslında var. Akaydın döneminden kalan bazı muslukbaşları görevlerinde hala duruyor. personel sorumluluları hala duruyor. Bütçe başı kalaslarda yerinde. İyi işte İsrafil Hoca'nın hatası bunları almamak. Baskı mı görmek istiyorsunuz? Gidin tıp fakültesine o dönemde neler var neler? Taciz mi hiç geriye baktınız mı? Sahi belediyeye kim gitmişti? Yerel basın elinde Antalya'nın kahyası. Özlem duyduğun o dönemin sorumlusunun döneminde yanıdaki şahsın zırvalıklarını biliyorsundur. Yolsuzluk mu? Tedaş'a borç neden ödenmedi acaba? İsrafil hoca ödedi de. Baki Grup işleri nasıl götürüyordu? İsrafil Hoca anlatsın istersen? Serik Cumhuriyeti olurken neredeydin? Pekmezci'nin kızını da mı İsrafil Hoca aldı? Cahit Oğuz'un akrabalarını, oğlunu kimler aldı? Garsaon haberini görüüyorsunuz, belediyeye giden gözlüklü güvenlikçinin zamanında asistana yaptıklarını görmüyorsun? Ya sizin ki habercilik değil, tetikçilik. Kimin için mi? Eskiye özleminizden. İsrafil Hoca kazanmasa ne oalcak? Siz eskisine mi kavuşacaksınız? Hadi canım bay bay..

 

Yazarın notu:

Adınızı yazmamanıza rağmen yorumunuzu yayınlıyorum. Çünkü haksız ve taraflısınız. Öncelikle bu yazdıklarım haber değil. Makale. <yani benim kişisel görüşlerim. Doğru olmayabilir. Doğru olmayan hususlarla ilgili muhatapların cevap hakkı vardır, mahkeme kararına gerek yok. <cevap hakkına saygım nedeniyle hemen yayınlarım. Cevap veren yok. Siz bu işe soyunmuşussunuz ama muhatap değilsiniz. tGeçmiş döneme yönelik söylediklerinizin hepsi doğru olabilir. Gönderin kanıt ve belgelerini yayınlamayan şerefsizdir.

 
14.05.2012 Saat : 14:05
 melek demir
   ihale mevzuatını bilmeden bu yazıyı yazıyorsunuz yapı işleri daire başkanlığındaki herkesi töhmet altında bırakıyorsunz.telefonla ihale verilmiyor en kücük alımlar bile kamu ihaleye bildiriliyor BİR KİŞİYE SALDIRALIM DERKEN AHLAKIYLA ÇALIŞAN BİZLERE İFTİRA ETMİŞ OLUYORSUNUZ. kamu ihale mevzuatına aykırı hiçbir işlem yapmıyoruz. kimsenin baskısı ile işlem yapılmıyor.lütfen kişilerle ilgili yazı yazarken baskalarına iftira atılmasın.. hukukı haklarımızı arayacagımızı bilmenizi isteriz. yapi işleri daire başkanlığı çalışanları...
 
14.05.2012 Saat : 13:04
 zoro
   bu üniversite ve bu yönetime az bile gelen vurdu giden vuruyor allah sonunu hayır etsin ama bunlarla oda olmaz
 
14.05.2012 Saat : 09:54
 afife demirtaş
   tüm eğitim kurumlarında üniversitelerde benzerleri yaşanıyor, ne yazık ki! Sağ olasın başkanım, sayenizde oturduğum yeren okuyarak neler döndüğünü öğrenmiş oldum, en doğrusu olduk. gözüpeklikle herşeyi yazmışsınız. Ben de bundan böyle konunun takipçisi olacağım. Kaleminiz, kelamınız daim olsun
 
14.05.2012 Saat : 08:59
 Ali Yılmaz
   Neredeyse on basamaklı işlemden sonra kadro ilanlarına ulaşabilme olanığını buluyorsunuz Akdeniz edu tr sitesinde. Ancak gel gör ki, mevcut adamlarının kriterlerine göre düzenlenmiş ve o insanların alınabileceği şekilde kadrolar duyurulmuş. Bizlerin ilanları geç gördüğümüz gibi, zamanında görenlerin de alıınma şansları sıfır. kendi elemanları bir güzel yerleşecekler. Akademik ünvanlar ise, üç kağıtla elde edilmiş. Hak ettikleri halde yine doç. kadrosuna atanamayanlar şanslarını ya başka üniversitelerde ya da özel sektöre geçişte buluyorlar çareyi. Kanayan yaramız çok büyük. sabırla bekliyorum, başka ne tür pislikler çıkacak. keşke herkes bildiklerini ortaya dökse
 
13.05.2012 Saat : 15:53
 Yrd. Doç. Dr. İbrahim Baykan
   Maalesef üniversiteler kapalı bir kutu. Sahte doktora tezi ile doçent olanlar. Bölüm döner sermayesini babasının malı gibi kullananlar. Hırsızlık sonucu terfi eden defolu profesörler. Öğrencisini taciz eden öğretim elemanları daha neler neler. Tüm bu sorunların kaynağında YÖK yatar. YÖK üniversiteleri kuruyor, yönetiyor ve denetliyor. Böyle bir oluşumdan daha ne beklenir ki. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir düzen ve saltanat görülmemiştir. Bakın rektör yetkilerinde; Cumhurbaşkanında yok.
 
13.05.2012 Saat : 15:47
 Emine Çelik
   Aslında Sayın Doç. Dr. Selçuk HELHEL özetle eşinin bileğinin hakkı ile işe girdiğini söylüyor. Eşinizin işe alındığı ilana başka hiç başvurunun olmaması, başka bir ifade ile ilanın tam eşinize uygun olarak yapılması da ilginç değil mi hocam? Sayın Kahya; asıl sayın Helhel'e Teknokent'den neden istifa ettiğini açıklamasını gerektiğini söyleseniz. Sonradan neden Gözlemevi'ne atandı , Hangi blöfü gördü. Neden Teknokent'de değil, Teknokent'de neler oluyor?
 
12.05.2012 Saat : 22:16

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 
Lütfen Gördüğünüz Kodları Yazınız
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
15.07.2014 - ''Çivisi Çıkmış Dünya''
04.03.2014 - AA, bağlı olduğu Başbakan Yardımcısı Arınç'a sansür uyguladı
24.02.2014 - Devrim Kök ne yapmak istiyor?
10.02.2014 - Çorumlu Sultan Bacı...
02.02.2014 - Sen neymişsin be Hoca Efendi?
28.01.2014 - Bu nasıl yol arkadaşlığı?
14.01.2014 - Evcilmen ve Böcek'i "Yok etme" projesi
18.12.2013 - Düpedüz duygu sömürüsü
09.12.2013 - 2. Emrullah Efendi ''Nabi Avcı''...
04.12.2013 - Milletten neyi saklıyorsunuz?
18.11.2013 - Bu nasıl bir özür!
17.11.2013 - Sizlerden Utanıyorum!..
03.07.2013 - Ben bu delikanlıyı sevdim
27.06.2013 - Kemer'deki Diskotekleri kim koruyor?
03.05.2013 - Medya'nın sorumluluğu!..
27.04.2013 - İlk rahim naklini kimin yaptığını tarih yazacak!..
15.04.2013 - Antalya, siyaseten cezalandırılıyor mu?
25.03.2013 - Akdeniz Üniversitesi niye bu hale geldi? Yazık değil mi?
15.03.2013 - Burası mı Dünya Kenti?
04.02.2013 - Evde Sağlık Hizmeti Komedisi
18.01.2013 - Bizi sahipsiz bıraktın babam...
10.10.2012 - Kentin geleceğini kim belirler?
03.10.2012 - AKP Kongresinin ardından
30.08.2012 - Biraz İnsaf Sayın Badak...
27.07.2012 - Basını bu hale getirenler!
03.07.2012 - Rektör adaylığı bizim işimiz değil...
02.07.2012 - Adrasan'da suçlu yok!
12.06.2012 - Üniversitede İhale Yasası'na aykırı milyonluk işler (!)
05.06.2012 - Akdeniz Üniversitesi'nde daha neler oluyor neler?
18.05.2012 - Tekzip Metni
11.05.2012 - Skandallar Üniversitesi (1)
02.05.2012 - Garsonu Adrasan’a sürgün eden, sonra da kovan üniversite zihniyeti
21.04.2012 - SBMYK’da Aşk Dedikoduları, derslerden geçmeden okul bitiren öğrenciler! (5)
17.04.2012 - Akdeniz Üniversitesi suçluları mı barındırıyor? (4)
11.04.2012 - Akdeniz Üniversitesi’nde Neler Oluyor? (3)
07.04.2012 - Adrasan Belediye Başkanı neler mi yapmış?
04.04.2012 - Vali Altıparmak Müşteşarlık Yolunda
26.03.2012 - Rektör Adayının kapısına güvenlik kamerası! (2)
24.03.2012 - Bal tutan parmağını yalar mı?
03.03.2012 - CHP’de Değişimin Ayak Sesleri
18.02.2012 - Başarıya gölge düşürmek!...
04.02.2012 - Kındılçeşme ve Ötekiler…
24.01.2012 - Hoca çok rahat…
16.01.2012 - Antalya’nın gizli-açık işsizleri
30.12.2011 - Başka Antalya yok! Adrasan da…
23.12.2011 - Rüyadan uyandım
27.11.2011 - Girişimcilik ve Işık Yargın
12.11.2011 - Kılıçdaroğlu’na açık mektup
12.11.2011 - Yerel basın ne zaman desteklenecek?
01.11.2011 - Bazı CHP’liler Hoca’yı kaçırmışlar

Deha yüzde bir yetenek, yüzde doksandokuz terdir.
Thomas Edison
Şikayet Kutusu
Önemli Telefonlar
Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.
Nöbetçi Eczaneler
Game Center
sanalbasin.com üyesidir

Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Yerel Basın Haberleri | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden | Site Haritası

www.antalyabugun.com web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyabugun.com'un onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.