Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ŞAHİN AKÇAP
ŞAHİN GÖZÜYLE
mail_outline : sahinakcap@hotmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

27.10.2017

Okunma Sayısı

342

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Cumhuriyet

Halkın yönetiminin özeti olsa da Cumhuriyet farklı düşüncelerce şirazesinden çıkarılarak egemen gücün yönetimine dönüştürülür.

Bugün dünyamızda rejimi cumhuriyet olarak lanse edilen nice ülkelerde cumhuriyet olgusu tüm değerlerinden uzaklaştırılmış belirli bir zümrenin otoritesine terk edilmiştir.

Bizim bugünkü konumuz Türkiye Cumhuriyeti.

Temeli yağmacı ittifak ülkelerin işgalinden kurtarılmış, ulusal savaşından zaferle çıkmış, totaliter kavramları bir eliyle itmiş, saltanatlar sultasına hayır demiş; düşünce ve inanç özgürlüğüyle taçlandırılmış devrimleriyle kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti.

Değişen dünyamızda değişmeyen adıyla Atatürk Türkiye’si tüm mazlum halkların meşalesi olmuş, lideri ve kuramıyla örnek olmuş Türkiye Cumhuriyeti!

Karşı devrimci güçlerin, ırkçılığın, dinci yoz akımların ötesindeki bir Türkiye’yi kuranlar etraflarındaki komşu ülkelere ya da ittifak içindeki Batılı ülkelerin hükümranlığına taviz vermemiş ve bütün gücünü Anadolu’nun özgürlüğünü namusu sayan halkından almıştır.

Süreç içerisinde yıkıcı tüm akımların etkisizliğinin şifresi Anadolu halkının inancında, tutsaklığa hayır diyen tavrında saklıdır.

Kurucusu Devrimci Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bugün hala efsane olarak gönüllerde yer etmesinin yegâne gerçeği halkın onlara olan güven ve saygısındandır. Eleştirildikçe büyüyen ve yıkılıp giden onca dünya liderlerine rağmen onların isimleri ve özgeçmişleriyle hala yüreklerde ve hafızalarda sarsılmadan kalmasının nedeni şüphesiz ki doğru, güvenilir, tertemiz olmalarındandır.

Ancak ne yazık ki onların mirasçıları hovarda mirasyediler gibi teslim aldıkları bayrağı çok daha ileri mevziilere taşımak yerine yetinmeyle kalmış bu yanılgıda karşı devrimci güçleri yüreklendirerek muhalefet güç haline getirmiştir.

Cumhuriyetin kurucusunun “Beni düşüncelerimle tanıyın.” Nasihatindeki sözleri rutin cumhuriyet bayramı balolarında gösterişe dönüştürülmüş, elit aydınlar grubunu emekçi halktan uzaklaştırmıştır.

Buna rağmen sağduyusu hiçbir zaman kaybolmayan kitleler yaşadığımız acımasız coğrafyada liderinin düşünce ve ilkelerinin şaşmaz doğrularından sapmamıştır. Bugün Türkiye Cumhuriyet’inin iç ve dış hain senaryolara karşı hala kalıcılığında direnmesinin ana fikri bu somur gerçektir.

 

İnanıyorum ki Mustafa Kemal düşüncesi şablonluktan sıyrılıp eylemleştirildiği sürece içteki ve dıştaki hain oyunlar bozulmaya devam edecektir.

Cumhuriyetin yeni bir yıldönümünü bu düşünce ve duygularla selamlıyorum.

Nice yıldönümlere…

MAKALE Yorumları