Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
ERDOĞAN KAHYA
ANTALYANIN KAHYASI
mail_outline : erdogan.kahya@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

06.10.2017

Okunma Sayısı

1282

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Demokrasi bu işin neresinde?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş istifa etti.

Ankara ve Balıkesir’in Ak Partili Belediye Başkanları Beştepe’ye çağırıldı, Reis’le görüştüler. Sırada Bursa Büyükşehir Belediye Bakanı, Uşak, Niğde ve Nevşehir Belediye Başkanlarının olduğu da belirtiliyor. Hepsi de Ak Partili…

Siz bakmayın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’in görüşme sonrası anlattıklarına:

Efendim Cumhurbaşkanı’ndan daha önce randevu istemiş, şimdi çağırılmış, Cumhurbaşkanı’na Beştepe’nin tam karşısına yapacakları Müze ile ilgili proje sunmuş…

Bal gibi istifaları istendi ve Hürriyet Yazarı Selvi’ye göre Şubat ayına kadar da süre verildiği gelen haberler arasında.

***.

Bu sözlerle sakın ola ki seçilmiş Belediye Başkanlarının bu yolla görevlerinden alınmasını destekliyorum, ya da doğru buluyorum. Demokrasilerde seçilmiş insanlar nasıl görevden alınırlar, yasalarımızda buna ilişkin hükümler var.

Peki, bir Cumhurbaşkanı ya da bir parti başkanı, halktan oy alarak seçilmiş belediye başkanını görevden alabilir mi; ya da istifaya zorlayabilir mi?

İşte bu sorunun cevabını sağlıklı olarak düşünüp verebilirsek, o zaman Demokrasi’nin bizim için ne kadar önemli bir sistem olduğunu da anlamış oluruz.

Bakınız;  günümüzde yürürlükteki yasalara göre bir Belediye Başkanı nasıl görevden alınır?

* Şayet bir belediye başkanı; yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlarla suçlanıyor ve bu suçları işlediğine dair ciddi kanıtlar varsa, içişleri bakanı belediye başkanını görevden alabilmekte ve hakkında yargılama yapmak üzere soruşturma açabilmektedir.

* Şayet bir belediye başkanı parti suçu işlerse, parti yönetimi belediye başkanını disiplin kuruluna sevk edebilir,  soruşturma sonunda partisinden ihraç edilebilir, ya da başka bir ceza verilebilir,  ama belediye başkanlığı görevinden alamaz, ya da onu istifaya zorlayamaz.

*Şayet bir belediye başkanı, içinde bulunduğumuz Olağanüstü Hal nedeniyle; Valiler, Kaymakamlar,  Savcı ve hâkimlere verilen geniş yetkilerle, örneğin ‘FETÖ’cülükle suçlanıyorsa, savcılar ve mahkeme harekete geçerek belediye başkanını tutuklayabilir ve mahkemeden belediye başkanlığını engelleyecek bir ceza çıkarsa, belediye başkanı görevden alınabilir.

Kısacası, yürürlükteki yasalara göre, cumhurbaşkanı ya da AKP genel başkanının belediye başkanlarını görevden alma yetkisi yoktur.

***

Peki İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş neden istifa etmiştir?

Bir defa Topbaş’ın kendi gönül rızası ile istifa ettiğini bana kimse söyleyemez. Damadı FETÖ’den tutuklanıp sonra serbest bırakılan Topbaş, tahminlere göre bir pazarlık sonucu istifa etmiştir. Kendisine ailesi ile birlikte, haklarında herhangi bir soruşturma açılmayacağı, yargılanmayacakları ve tutuklanmayacakları, mal varlıklarına dokunulmayacağı sözü verilmiş ve de istifası sağlanmıştır.

***

Oysa Demokrasilerde bu iş böyle olmuyor. Şayet Topbaş’ın bir suçu var ve istifası isteniyorsa önce hakkında işlediği suçla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, her TC vatandaşı gibi yargılanması, yargılama sonucuna göre de hakkındaki işlem yapılması gerekirdi.

Yoksa sayım Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, “Seçilirken iyi de istifası istenince kötü mü?” sözleri ile bu ve gelecek istifaları izah etmek çok zor.

Yine Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanının, “İstifa eden belediye başkanlarının şerefi, partinin şerefinden daha önce değildir” sözleri ise yıllardır, omuz omuza çalıştıkları, beraber yürüyüp, beraber ıslandıkları insanların bu denli aşağılanması da haksızlıktır demek gerekir.

Aksi halde; ne AKP’li yöneticiler tarafından yapılan, “Başkanın istifası kişisel kararıdır biz de saygı duyuyoruz” diyerek riyakarca açıklamaları;

Ne gazetecilerin sorusuna, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ; “Ben hükümet sözcüsüyüm. Şu anda bu konuda bir bilgim yok. Parti sözcümüze sorarsanız daha iyi bilgiler alırsınız” demesi,

Ne de Parti sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın bülbül gibi Erdoğan’ın söylediklerini tekrar etmesine 7 yaşındaki çocuğu bile inandıramazsınız.

Onlar ne derlerse desinler Türkiye’de tek parti iktidar ve tek adam yönetim sistemi uygulamaya konulmuştur. Bu durumda;

 ağzını açana acı biber sürüle…

Saygılarımla...

MAKALE Yorumları