Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
HADİ İSTANBULLU
GİRİŞİMCİ HAYAT
mail_outline : hadiistanbullu@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

04.09.2017

Okunma Sayısı

446

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Gazipaşa ve Yalan Dünya Mağarası…

Bu hafta da Antalya da Turizme açılan mağaralarımızı tanıtmaya devam ediyoruz. Bu hafta Gazipaşa da bulunan yalan dünya mağarası hakkında bilgi vereceğiz. Bir süre önce bölgeye yaptığımız gezinin notlarını paylaşmak istiyorum.  Gazipaşa - Anamur yolu üzerinde Beyrebucak köyü içerisinde yer alan Yalan Dünya Mağarası  gezilmeye değer bir yer dir.  Mağara biraz düzenlemeyle  turizme açılmıştır, daha önce sahipsizce hoyrat ellerde biraz yıpranmaya uğrayan mağara, yeni işleticileriyle tekrar hayat bulmuş. Bilinçli bir şekilde düzenlenen ışıklandırma ve yol çalışmaları mağaraya pek zarar vermemiş. Bazı toprak ve suyla tıkanmış bölgeleri temizlenerek mağara genişletilmiş. Önceleri oldukça kısa olan mağara uzunluğu yeni haliyle tatmin edici bir uzunluğa ve gezilebilir bir duruma getirilmiş.
 

Yalan Dünya Mağarası 1994 yılında Gazipaşa Belediyesi tarafından ışıklandırılıp ziyarete açılmış. Fakat uzun düre atıl duran ve korunamayan mağara Beyrebucak köyü tarafından yeniden düzenlenerek ve ışıklandırılarak korunuyor ve işletiliyor.
 

Mağarada 400 metre boyunca girişten itibaren basamaklarla inilen galeriler, inanılmaz güzellikler sergiliyor. Sarkıt ve dikitlerin oluşumları, odacıklar, oyuklar ve tünellerle devam eden mağara yolculuğu sırasında, yüksek tavanlardan iki bölüm geçilen tünellere varıncaya kadar inilip çıkılan demir basamaklar bulunuyor. Çöküntü nedeniyle ilerleme imkânı olmayan bu bölümde mağara gezimiz dev galeride son buluyor.
  

Grubumuz mağarada keyifli anlar yaşadı bol bol fotoğraf çektirdi. Çıkışta bizleri odun ateşiyle ısıtılmış bir semaver çay bekliyordu. Mağara girişindeki dinlenme yerinde çevrenin doyumsuz manzarası ile çaylarımızı yudumlarken orada bulunmanın hazzını yaşadık.
Mağaradan sonra Gazipaşa’ya uğrayıp öğle yemeği için alışveriş yaptık. Bölgede lezzeti ile ünlü meşhur keçiboynuzu pekmezi ve bol bol muz aldık. Bölgenin diğer güzel yeri Koru Denizi mevkiinde Havuzlar denilen bölgede öğle yemeği molası verdik.  Sahilde havuzlu bölgede gezimizi sürdürdük. Doğal kayaların denize bitişik oluşturduğu havuzlar hepimizi etkiledi. Yazın herkesin yüzdüğü doğal havuzlar hem deniz hem havuz keyfi sunuyor.

“Dünyada eşi benzeri olmayan doğal havuzlardan oluşan Koru Denizi kayaları denizi kendi kendine temizliyor. Kıyı taşlarının bir özelliği de deniz içindeyken işlenebilir özellikte olup dışarı çıkarıldığında sertleşiyor ve işlemesi zorlanıyor. Bu nedenle yıllarca bu taşlar kesilerek su değirmen taşı olarak kullanılmış. Aynı ince gözenekli taşlar arasında lezzet kazanan mısır buğday öğütülmüş. Taşların serin tutma ve dekoratif güzellik verme özelliğini de keşfedenler inşa ettikleri evlerin duvarlarında yine Koru Denizi taşlarını kullanmışlar. Yıllarca gerek değirmentaşı gerekse evler için taş kesen Lüle Abdurrahman isimli kişinin ismine izafen Koru Denizine halk arasında Lüle Denizi de deniyor. Günümüzde bölge sit alanı olarak korunuyor burada gün batımı izleniyor fotoğraf çekiliyor denize giriliyor.”
     

Akşam güneşinin kızıllığında Antalya yolu bizi aydınlatıyor. Yolda verdiğimiz fotoğraf molaları ile bu eşsiz gün batımı törenini kaçırmıyoruz. Yol boyu neşeli fıkralarla türkülerle Antalya yolu kısalıyor. Herkes doğanın eşsizce insanı tazeleyen, yenileyen büyüsüyle ve yeni dostlukların tadıyla evlerine kavuşuyor.

MAKALE Yorumları