Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
DR. NEZİHİ BAYIK
AKLIMA NE GELİRSE
mail_outline : nezihi@dr.com
Dinle

Yayın Tarihi

21.06.2017

Okunma Sayısı

1082

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

İçinden tren geçen adalet

Kılıçdaroğlu adalet için yürüyor...

2012 yılının Şubat ayında Bekir Coşkun'a, "Parti kurultayından sonra çizmelerimi giyeceğim" demişti...

Beş buçuk yıl sonra spor ayakkabılarını giydi...

Buna da şükür!

***

Çizmeden spor ayakkabıya geçen sürede ülkenin birçok vidası söküldü, sadece adalet değil birçok kavram çağdaş ve uluslararası anlamlarını yitirdi.

Bu yürüyüş işe yarar veya yaramaz...

Devamı gelir ya da gelmez...

Ancak iktidarın ezberini ve dengesini bozduğu kesin.

Bunu yaptıkları açıklamalardan anlıyoruz...

Erdoğan ilk gün "Adaletin mecliste aranması gerektiğini" söyledi...

Yargının siyasallaştığı bundan daha açık nasıl söylenebilir?

Adaleti mecliste arayınca nasıl bulursunuz?

En fazla parmağın, iki dudaktan çıkan tek bir emirle gösterdikleri yöne bakacaksınız...

Çoğunluğa sahip siyasi parti nereyi gösteriyorsa adalet oradadır!

***

Ertesi gün Erdoğan’ı uyarmış olmalılar ki, açıklamayı düzeltti ve adaletin mahkemelerde aranması gerektiğini söyledi...

Madem güvenilmesini istiyorlardı yargıyla bu kadar oynamayacaklardı!

***

Binali Yıldırım ise espri yapayım derken daha üzücü bir pot kırdı...

“Kılıçdaroğlu hiç yürümesin hızlı trene binsin” dedi...

A.K.P. döneminin adalete giden hızlı treni, 2004 yılında Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı sırasında Pamukova’da devrilen hızlandırılmış tren gibi...

Hedefe varınca demokrasi treninden ineriz demişlerdi...

Hedefe varmak için gaza bastıkça, tren raydan çıktı!

Pamukova tren faciasında 37 vatandaşımız ölmüş, 81 tanesi yaralanmıştı...

İleri demokrasi treninin kazasında, kayıp ve yaralılarımız çok daha fazla!

***

Sonuç olarak adalet içinden tren geçmiş gibi darmadağınık!

Kılıçdaroğlu da spor ayakkabılarını giymiş, adaleti aramak için yürüyor...

Bu kadar kaza geçirmiş adalete sadece Ankara - İstanbul arasında yürümekle ulaşması mümkün gözükmüyor...

Tabanı kuvvetli, nefesi bol olmalı...

Yolu kısaltıp, şimdiye kadar kaybettiği zamanı telafi etmek için gerekiyorsa zaman zaman koşmalı...

Ya da bunun adalete giden yolda bir bayrak yarışı olduğunu kabul edip, bayrağı daha hızlı ve yolun sonuna kadar taşıyacak birisine bırakmalı...

Çünkü geç ulaşılan adalet, adalet değildir...

Hele içinden A.K.P.’nin hızlandırılmış ileri demokrasi treni geçtiyse!

MAKALE Yorumları