Aramak İstediğiniz Kelimeyi Yazn!

close
TAYLAN ERTEN
ANKARA MEKTUBU
mail_outline : taylanerten1907@gmail.com
Dinle

Yayın Tarihi

06.10.2017

Okunma Sayısı

300

Makaleyi Paylaş

Diğer Makaleler

Ne eğitim ne de iş

2016 yılı verilerine göre, Türkiye’nin nüfusu 79 milyon 814 bin kişi. Bunun 12 milyon 989 bini (yüzde 16) 15-24 yaş aralığındaki genç nüfus. Şimdi sakin olun! Bu yaş dilimindeki 3 milyon 120 bin genç eğitim-öğrenim sisteminin herhangi bir aşamasında yer almıyor.

12 milyon 989 bin gencin, ki 2017’de 13 milyonu bulduğunu varsayabiliriz, 2 milyon 600 bini de, sanayi, tarım, hizmet gibi üretim ve katma değer yaratan sektörlerin istihdamında yok!

Bu ülkeyi yıllardır, 15-24 yaş grubundaki yaklaşık 13 milyon gencin 6 milyonunu eğitimsiz, öğretimsiz, işsiz, amaçsız, “yarınsız” kaderine terk ederken, ahalinin yapacağı çocuk sayısını açık artırmaya çıkaran bir siyasi iktidar yönetiyor.

İşin daha da tuhafı, hem bu iktidar hem de ekonomi üstüne ahkâm kesen lâf erbabı, “dinamik genç nüfus” böbürlenmesini dillerinden düşürmüyor. “Dinamik genç nüfusun” içler acısı hâli bütün çıplaklığıyla ortadayken…

Nasıl yaşarlar, nasıl geçinirler, ne yaparlar, ne ederler? Ne bugünkü ne dünkü İktidarların umurlarında olan, terk edilmiş, devletin istatistik rakamlarından ibaret, âdeta “buharlaşmış” bu sosyal kesimin varlığı kimsenin yüzünü kızartmıyor!

MUTLULUKTAN UÇANLAR!

Yazının ilk bölümündeki veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘nun Haziran 2017 İşgücü İstatistikleri’nde yer alıyor. Bu bölümde yine TÜİK’e başvuruyorum. Bu defa ahalinin yaşamından mutlu olup olmadığına, “mutluyum” diyorsa, o mutluluğu nereden bulduğuna bir göz atacağız.

Kurum’un 2016 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda, memleketin mevcut durumu ile mantıklı bir ilişki kurmayı zorlaştıran, hatta imkânsız kılan öyle bulgular var ki, insana yaşadığı toplumun “kafayı yediğini” düşündürtüyor.

Önce genel vaziyet: Araştırmaya katılan deneklerin yüzde 61,3’ü mutlu olduğunu beyan etmiş. Bir önceki yıl bu oran yüzde 56,6 imiş. Bu verilere göre ülke kadınlı erkekli gittikçe artan bir “mutluluk hâli” yaşıyor ki, deme gitsin. Mutluluk oranı kadınlarda yüzde 60,2’den 64,5’e, erkeklerde yüzde 52,9’dan 58,1’e yükselmiş!

CEHALETİN MUTLULUĞU

Şimdi bir kere daha sakin olmaya çalışın. Türkiye’nin en mutlu bireyleri arasında kimler var, biliyor musunuz? Herhangi bir okul bitirmeyenler! Evet, bu memlekette okul bitirmedikleri için mutluluktan ne yapacağını bilemeyen bir kesim var, genel oran yüzde 63,5.

TÜİK okul bitirmediği için âdeta mutluluktan uçan bu kesimdeki bireylere, “Arkadaş, okul bitirmemek seni neden mutlu ediyor, hayatına ne katıyor, sana ne gibi nitelikler kazandırıyor?” sorusunu sormadığı için, bu çeyrek, yarı veya tam cehalet durumunun Türkiye’ye ne kazandırdığını da bilemiyoruz.

Ve ilginçtir, okul bitirmemişlerin bu kadar mutlu olduğu Türkiye’de okul bitirenlerin mutluluk oranları ise öğretim seviyelerine göre ilk okuldan yükseğe doğru azalarak sıralanıyor. Bu oran ilkokul mezunlarında yüzde 62,9, ilköğretim ve ortaokul mezunlarında yüzde 61,4, yüksek öğretim mezunlarında yüzde 60,2, lise ve dengi okul mezunlarında yüzde 57,8.

Devletin istatistikleri yaklaşık 48 milyonluk bir nüfus kesiminin sırasıyla yoksulluk sınırının altında, yoksulluk sınırında ve yoksunluk hâlinde yaşadığını ortaya koyar, cehalet durumu da bu kadar prim yaparken, yaşam memnuniyeti araştırmasında gelecekten umutlu olduğunu beyan edenlerin yüzde 76,8’e yükselmesi (önceki yıl yüzde 74,4) sosyolojik ve politik açılardan “kafayı yemek” veya “balatayı sıyırmak” gibi argo kavramların ötesinde başka nasıl açıklanır, bilmiyorum.

MAKALE Yorumları